Haberler

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş

Grip Platformundan ''kendini koru, hastanı koru'' kampanyası

İÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Badur: ''Türkiye’de grip aşısı piyasada ağustos ayı sonunda uygulanmaya başlıyor. Bu, sakıncalı ve ticari bir yaklaşımdır!''

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, Grip Platformunun başlatacağı ''Kendini Koru, Hastanı Koru'' kampanyasının önemine dikkati çekerek, ''Kampanyayla, 65 yaş üstü risk grubundaki 5 milyon kişi ve 400 bin sağlık çalışanına ulaşmayı hedefliyoruz'' dedi.
   
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi 14 Mart Amfisi'nde, Türkiye'de ilk defa Sağlık Bakanlığı ve birçok derneğin griple mücadele için tek çatı altında toplanarak oluşturduğu Grip Platformunca ''1. Grip Platformu Bilimsel Toplantısı'' düzenlendi.
    
Toplantıda konuşan Badur, uzman derneklerin biraraya gelmesine üniversite olarak öncülük ettiklerini, platformun, Avrupa Grip Uzmanları Çalışma Grubu (ESWI) ve Sağlık Bakanlığının da desteğiyle, Türkiye'de sayıları yaklaşık 22 milyon olan risk grubundaki bireylerin aşıdan en yüksek düzeyde yararlanabilmeleri için çalışmalar yapmayı amaçladığını söyledi.

Prof. Dr. Badur, Türkiye'de ilk defa gerçekleştirilen toplantıda, Sağlık Bakanlığı ve farklı uzmanlık derneklerinin temsilcileriyle griple ilgili son gelişmeleri ve griple mücadelede aşıların önemini ele aldıklarını belirterek, platformun bağımsız bir kuruluş olduğunu söyledi.
    
Platformun, Sağlık Bakanlığının desteğiyle ''Kendini Koru, Hastanı Koru'' kampanyasını ekim ayı itibarıyla İstanbul, İzmir, Edirne, Bursa ve Antalya'da başlatacağını ifade eden Badur, bu çalışma sayesinde hem personelin gribe yakalanma oranını düşürmeyi hem de risk gruplarında aşılanmanın artırılmasını amaçladıklarını dile getirdi.
    
Prof. Dr. Badur, projeyle, grip mevsiminin yaklaştığı kış aylarında risk gruplarında ve yaşlılarda grip nedeniyle hastaneye yatışları ve ölümleri azaltmayı hedeflediklerini vurgulayarak, ''Kampanyayla, 65 yaş üstü risk grubundaki 5 milyon kişi ve 400 bin sağlık çalışanına ulaşmayı hedefliyoruz'' dedi.
    
Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa Komisyonunun, söz konusu risk gruplarında bulunan bireylerin en az yüzde 75'inin aşılanarak korunmaları gerektiğini bildirdiğini ifade eden Badur, ''Söz konusu risk gruplarının aşıyla korunmalarını sağlamak amacıyla aşıların Sağlık Bakanlığınca ücretsiz sağlanmış olmasına rağmen ülkemizde bu oran yüzde 10 düzeylerinde seyrediyor'' diye konuştu.
    
Hacettepe Üniversitesi İç Hastalıkları Geriatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Arıoğul da ''65 yaş ve üstü mutlaka her yıl grip aşısına tabi tutulmalıdır. Bu bir kuraldır. Bunun yanında huzur ve bakım evlerinde kalanların, kronik hastalıkları ve özellikle kronik akciğer hastalıkları olanların hangi yaşta olursa olsun mutlaka aşı olması gerekir'' dedi.
    
SORULAR
Prof. Dr. Selim Badur, bir gazetecinin, ''Küresel ısınma nedeniyle grip mevsiminde ideal aşılanma ne zamandır?'' sorusuna '' Türkiye'de grip aşısı piyasada ağustos ayı sonunda uygulanmaya başlıyor. Bu sakıncalı ve ticari bir yaklaşımdır'' yanıtını verdi. 
    
Aynı soruyu ESWI Başkanı Dr. Albert Osterhaus ise şöyle yanıtladı:  ''Badur'a katılıyorum. Grip aşısı yaptırmak için ağustos ayı çok erken, kesinlikle kasım ayı tercih edilmeli. Bence küresel ısınma grip aşısı yaptırma zamanını değiştirmedi. Gribin sürekli hareket ettiğini düşündüğümüzde bu aşıyı her yıl yaptırmanın önemini bir kez daha anlamış oluyoruz. Daha az sayıda aşı, daha uzun ve etkili koruma üzerine birçok çalışmalar yapılıyor. Bence gelecek 5-10 yıl içerisinde daha iyi aşılar çıkacaktır.''
    
Badur, bir gazetecinin, ''Sağlık Bakanlığı geçen yıl 43 milyon doz grip aşısı sözleşmesi yaptı. Buna rağmen 3 milyon doz aşı kullanması sağlık personelini bu konuda çok fazla tatmin etmedi. Burada bir iletişim problemi mi yaşandı. 2011-2012'nin daha iyi bir yıl olması için nasıl bir yaklaşım benimsenmesi gerekir?'' sorusu üzerine, ''Burada işi iyi idare edemeyen Sağlık Bakanlığından önce Dünya Sağlık Örgütüdür'' dedi.
   
Aynı soruya Sağlık Bakanlığı Enfeksiyon Hastalıkları Daire Başkanı Bahadır Sucaklı da şöyle cevap verdi: ''İletişimle ilgili bir takım sorunlar çıkmış, bu da neticeleri etkilemiş olabilir. Ama genel olarak bakıldığında Türkiye'deki aşılanma oranları dünyadaki birçok gelişmiş ülkeyle benzer düzeyde. Aynı iletişim problemlerini başka ülkelerde yaşadılar. Bu iletişim sıkıntılarını doğrudan siyasi tercihlerle ilişkilendirmek bence yanlış. Çünkü genel olarak, toplumun bir takım şüpheleri ve sıkıntılar vardı. Belki biz, bu açığı çok iyi dolduramamış olabiliriz. Türkiye'de pandemi dönemi için kullanılmak üzere 43 milyon doz aşı için 3 farklı firmayla anlaşma yapılmıştır. Türkiye için satın aldığımız miktar yaklaşık 11 milyon doz civarındadır. Bunun yaklaşık 3 milyon dozu kullanılmış, 3 milyon dozu da daha sonraki dönemde tedbiren stoklanmıştır. Geriye kalan 5 milyon dozluk bölümde ülkemizin ihtiyaç duyduğu bir takım ilaçlarla değiştirilmek suretiyle geriye iade edilmiştir.''

27 EYLÜL 2011 Bu haber 2162 kez okundu

Etiketler



Habere ait görsel bulunamamıştır.

Habere ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

Diğer Haberler

TÜM HABERLER
  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?