Dergi

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş
Rabia Yıldız

1998 yılında İstanbul’da doğdu. Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Hemşirelik Bölümü’nden 2020 yılında mezun olduktan sonra Acıbadem Maslak Hastanesinde göreve başladı. Halen Meme Kliniğinde Onkoloji Vaka Yönetici Hemşiresi olarak görev yapmaktadır.

Kemoterapötikler - beslenme ilişkisi

 Onkolojide tanı alınan ilk andan itibaren tedavinin devam ettiği süre boyunca hastaların en çok sorduğu sorular hep beslenmelerini nasıl düzenlemeleriyle ilgili oluyor. Bu yazıda kemoterapötiklerle beslenmenin ilişkisini anlatırken hastaların en çok sorduğu sorulara da yanıt vermiş olacağım. Kemoterapi kanser hücrelerini yok etmek, büyümelerini kontrol altına almak için uygulanan ilaç tedavisidir. Tek başına ya da cerrahi ve radyoterapiyle beraber de uygulanabilir. Oral kemoterapötikler hastalara intravenöz uygulanan kemoterapötiklere göre kolaylık sağlar ancak farklı zorlukları da beraberinde getirir. Zorluklar birçok gıda etkileşimi sebebiyle karmaşık bir hâl alabilmektedir. Besinlerin, mide boşalma süresini etkileyerek, gastrointestinel sistem PH’sini değiştirerek, splanknik kan akışını artırarak, safra akışını uyararak veya direkt olarak ilacın kendisiyle fiziksel olarak etkileşerek farmokokinetiği etkileyebilmektedir. Yalnızca oral ilaçların değil tüm kemoterapi ilaçlarının besin etkileşimi olabilmektedir. İnsanlar tedavi süresince tamamlayıcı ürünler kullanmak istemektedirler ve bu listenin ilk sırasını vitaminler ve ikinci sırasını da besin takviyeleri bulunmaktadır. Biyoaktif alternatiflerin kemoterapötiklerle beraber kullanımından kaynaklanan etkileşimler sonucunda aktif halde bulunan ilaçların plazma düzeylerinde değişikler görülebildiği gibi terapötik etkinliğini de etkileyebilmektedir. Bu besinlerden en çok bilinenler ise greyfurt suyu, sarı kantaron ve nardır. Greyfurt suyundaki biyoaktif bileşenlerin bağırsak ve karaciğer inhibisyonundan sorumlu proteinle (CYP3A4) etkileşerek kemoterapötik ilaçların metabolizmasının azalmasına neden olmuştur. Sarı kantaronun çiçekli kısımlarından elde edilen ekstratların depresyon, anksiyete ve uyku bozukluklarında işe yaradığı bilinse de kemoterapötiklerle beraber kullanımında CYP3A4 ile etkileşerek ilaç metabolizmasını artırıp biyoyararlanımı ve antitümör aktiviteyi azaltabilmektedir. Bu nedenle kemoterapötik ajanlarla beraber kullanımından kaçınılmalıdır. Narın antioksidan ve anti-enflamasyon özelliğinin gen ekspresyonunu düzenlemek, hücresel mekanizmaları modülüze etmek, metastazı sınırlamak için antimutajenik ve antipoliferatif aktivitelere sahip olduğu da söylenilmektedir. Nar ve bileşenlerinin antioksidan özelliğe sahip ellagitanninler ve punikalagin gibi önemli bileşiklere sahip ve bu sebeple de kanser tedavisinde ve istenilmeyen yan etkilerin yönetiminde tedaviye yardımcı olarak gösterildiği çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmaların yanı sıra CYP3A4 ile etkileşerek ilaç metabolizmasını bozarak biyoyararlanımı azaltabildiği de bilinmektedir.

Kanserin tedavi yöntemlerinden biri olan kemoterapide kullanılan kemoterapötiklere bağlı olarak değişmekle beraber en çok görülen yan etkiler; kemik iliğinde baskılanmaya bağlı anemi, trombositopeni, lökopeni, bulantı, kusma, alopesi, mukozit, ağrı, halsizlik, yorgunluk, konstipasyon, diyare, cinsel ve nörolojik problemler olarak genellenebilir. Kliniklerde görmekteyiz ki hastalar genellikle baş edemedikleri yan etkilerde yeterince ilaçla maruz kalan bedenlerini ilaçsız olarak besinlerle tedavi etmenin ya da yan etkiyi azaltmanın yolunu aramaktadırlar. Hastaların nötropenik bir tablo ile karşılaştıklarında yeniden beslenme düzeni yapmamızın asıl amacı besin kaynaklı oluşabilecek enfeksiyonel tabloyu önlemek, gastointestinel sistem kolonizasyonu sağlayan mikroorganizmaları elimine etmek, mantar ve bakteri bulaşını azaltmaktır. Bunun için hastaya çiğ sebze ve meyveden, az pişmiş etten, kümes hayvanı ve deniz ürünlerinden uzak durması gerektiğini, pastörize olmayan süt ve süt ürünlerini tüketmemesi gerektiği mutlaka hatırlatılmalıdır. Nötropenide besin kısıtlamasının yanı sıra, doğru besine ulaşabilmek de önem arz eder. Ne yazık ki gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde temiz besine ulaşmak bile çok zor iken bu tabloda bir hasta için bu yaklaşımların önemi daha büyüktür.

Dünyanın birçok bölgesinde ve Türkiye’de çok yaygın kullanıma sahip olan zencefil, kemoterapötiklerin sebep olduğu bulantı kusma yönetiminde kullanılmaktadır. Literatürde de bunu destekleyen birçok çalışma bulunmaktadır. Meme kanserli hastalarda yapılan bir çalışmada zencefil kullananların kullanmayanlara göre emezislerinin daha az olduğu saptanmış. Zencefilin genellikle çay olarak tüketmeyi tercih eden hastalar olsa da bulantıdan çok korkan bir hastamın evde tüm yemekleri zencefilli yapmaya başlaması da literatürde bu kadar kuvvetli çalışmaların varlığıyla olmuştu. Bulantı sebebiyle hastalar besin almaktan kaçınmakta ya da besin alamamaktadırlar. Oral beslenmeyi bozan bir diğer yan etki de mukozittir. Besin tüketimini zorlaştıran bu yan etkiyi yine bazı besinlerle iyileştirebilmek de mümkün. Ağız içerisinde çalkalanarak yutulan karadut pekmezinin mukozit iyileşmesinde etkili olduğu bilinmektedir. Hangi hastama mukozitleri için karadut önersem hep olumlu dönüşler aldım, yaralarının hızla iyileştiğini ifade ettiler. Yine ağızda çalkalanarak yutulan balın mukozitleri iyileştirmese de neden olduğu ağrıyı hafiflettiği, arı sütünü günde iki kez ağız içerisinde çalkalayıp yutmanın da ağız içi yaraların iyileşmesini hızlandırdığı bilinmektedir. Ayrıca hurma ağacı poleninin ağız mukozasında bulunan yağ asitlerini doğal olarak bulundurmasından dolayı hücre yenilenmesine katkıda bulunduğu fakat iyileştirmeyle alakalı yeterli literatür bilgisi bulunamamıştır. Çok sayıda probiyotik içeren kefirin antifungal ve antibakteriyal etkisi olduğu bilinse de ağız içi yaraların önlemede etkisiz bulunmuştur. Kemoterapötikler gastrointestinal sistemin hücrelerine de zarar vermektedir. Bağırsak sorunu çeken bir hastada; ilk olarak diyet değişikliği ile öneride bulunmaktayız. Konstipasyonu olan hastaların günde 1500-2000 ml sıvı almalarını, çok sıcak ya da çok soğuk yiyeceklerinden kaçınmalarını, kuru erik suyu, papaya gibi doğal laksatifleri kullanmalarını, lifli besinler tüketmelerini, kahve, çay ve alkol kullanımından kaçınmalarını, gaitayı katılaştırdığı için peynirden uzak durmalarını, hafif fiziksel egzersizler yapmalarını önermekteyiz.

Diyare olan hastalara da sindirimi kolay, yağsız, kalorisi ve protein değeri yüksek besinler tüketmelerini, aşırı sıcak ve soğuk yiyeceklerden kaçınmalarını, sıvı kaybının yerine konulması için günde 2000-2500 ml sıvı almalarını, elma, muz, patates, yulaf ezmesi tüketerek lifli besinlere tercih etmelerini, daha az miktarda ve acıktıkça sık aralıklarla beslenmelerini, yağlı, taze meyve suları, çiğ sebzeler, acılı, baharatlı, gaz yapan yiyeceklerden ve alkolden uzak durmasını önermekte ve desteklemekteyiz. Birçok besinin tedavide yararlı olacağını düşünürken farklı etkilerle kemoterapötiklerin biyorarlanımını düşürme ihtimalini göz ardı ediyoruz. Bazen de hiç ihtimal vermediğimiz besinlerin baş edilemeyen yan etkilerde baş etmemize yardımcı olduğunu fark etmiş oluyoruz. Kanser tanısı almış bireylerin beslenmesinin değerlendirilmesi multidisipliner olarak doktoru, hemşiresi ve diyetisyeni tarafından yapılmalı, hastaya özgü olarak ihtiyacı olduğu dönemde doğru besinlerle ilgili bilgilendirme yapılmalıdır.

Kaynaklar

Arslan, M. (2014). Meme Kanserli Kadın Hastalarda Kemoterapiye Bağlı Gelişen Bulantı, Kusma ve Öğürme Üzerine Zencefil Kullanımının Etkisi.

Arslan, M., & Özdemir, L. (2015). Kemoterapiye Bağlı Gelişen Bulantı-kusmanın Yönetiminde Kullanılan Tamamlayıcı Tedavi Yöntemleri.

Bekar, C., & Açıkgöz, A. Nötropenik Diyette Güncel Yaklaşımlar/Current Approaches to Neutropenic Diet. Sağlık Bilimleri ve Meslekleri Dergisi, 5(1), 87-94.

Can, D. D. G., & DoğanM. D. Baş-boyun Radyoterapisi Alan Hastalarda Karadut Pekmezinin Oral Mukozitleri.

Cheshomi, H., Bahrami, A. R., Rafatpanah, H., & Matin, M. M. (2022). The Effects of Ellagic Acid and Other Pomegranate (Punica Granatum L.) Derivatives on Human Gastric Cancer AGS Cells. Human & Experimental Toxicology, 41, 09603271211064534.

Chu, E., & Sartorelli, A. C. Kanser Kemoterapisi.

Elkerm Y, Tawashi R. Date Palm Pollen as A Preventative İntervention in Radiation and Chemotherapy-induced Oral Mucositis: A Pilot Study. Integr Cancer Ther.

Erdem Ö, Güngörmüş Z. The Effect of Royal Jelly on Oral Mucositis in Patients Undergoing Radiotherapy and Chemotherapy. Holist Nurs Pract. 2014; 28(4):242-246. doi: 10.1097/HNP.0000000000000033

Esercan, T. Y., & Merih, Y. D. (2010). Kemoterapide Semptomların Yönetimi. Zeynep Kamil Tıp Bülteni, 41(1), 35-42.

Geisen, S. M., & Sturla, S. J. (2019). Can Foods or Herbs Alter the Bioavailability of Chemotherapy Drugs?. ACS Pharmacology & Translational Science, 2(2), 143-146.

Hussein, L., Gouda, M., & Buttar, H. S. (2021). Pomegranate, its Components, and Modern Deliverable Formulations as Potential Botanicals in the Prevention and Treatment of Various Cancers. Current Drug Delivery.

KarabulutluÖ. (2009). Kemoterapi Alan Hastalarda Semptom Yönetimi ve Yaşam Kalitesinin Sürdürülmesi. Florence Nightingale Journal of Nursing, 17(3), 218-225.

Kiki, İ. (2014). Kemoterapiye Bağlı Mukozit. Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği F

Ovayolu, Ö., & Ovayolu, N. (2013). Onkolojide Semptom Yönetiminde Kullanilan Kanit Temelli Tamamlayici Yöntemler ve Etkileri. ERÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 1(1), 83-98.

Parsad, S., & Ratain, M. J. (2017). Food Effect Studies for Oncology Drug Products. Clinical Pharmacology & Therapeutics, 101(5), 606-612.

Pehlivan, Z., Güner, S. G., & Nural, N. Kanser Hastalarında Bir Semptom Konstipasyon: Literatür İncelemesi. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 7(1), 139-144.

Rapa, S. F., Magliocca, G., Pepe, G., Amodio, G., Autore, G., Campiglia, P., & Marzocco, S. (2021). Protective Effect of Pomegranate on Oxidative Stress and Inflammatory Response Induced by 5-Fluorouracil in Human Keratinocytes. Antioxidants, 10(2), 203.

Samdariya S, Shirley Lewis, Heena Kauser, Iqbal Ahmed, and Dewesh Kumar. A Randomized Controlled Trial Evaluating the Role of Honey in Reducing Pain due to Radiation Induced Mucositis in Head and Neck Cancer Patients. Indian J Palliat Care. 2015; 21(3): 268–273. doi: 10.4103/0973-1075.164892

Sonbol, MB, Jain, T., Firwana, B., Hilal, T., Deleon, T., Murad, A., ... & Khera, N. (2019). Kanser Enfeksiyonlarını Önlemek İçin Nötropenik Diyetler: Güncellenmiş Sistematik İnceleme ve Meta-Analiz. BMJ Destekleyici ve Palyatif Bakım , 9 (4), 425-433.

Topuz E, Derin D, Can G, et al. Effect of Oral Administration of Kefir on Serum Proinfl Ammatory Cytokines on 5-FU Induced Oral Mucositis in Patients with Colorectal Cancer. Invest New Drugs. 2008; 26 (6):567- 572. doi:10.1007/s10637-008-9171-y

Uğur, Ö. (2014). Kanser Hastasının Semptom Yönetimi. Turkish Journal of Oncology/Türk Onkoloji Dergisi, 29(3).

 SD (Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü) Dergisi İlkbahar 2022 tarihli, 62. sayıda sayfa 68-69’da yayımlanmıştır.

 

 

 

22 TEMMUZ 2022
Bu yazı 203 kez okundu

Etiketler



Sayı içeriğine ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?