Dergi

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş
Prof. Dr. Orhan Gazi Yiğitbaşı Röportajı

Medipol Kadın Çocuk ve Doğum Hastanesi: Yeni bir yaklaşım

Medipol Üniversitesi Hastanesi bünyesinde açılacak olan Çocuk ve Doğum Hastanesi hakkında bilgi alabilir miyiz? Tam adı nedir, personel ve yatak kapasitesi ne şekilde olacak?

Medipol Üniversitesi Hastanesi; Diş Hastanesi, Onkoloji Hastanesi, Kalp ve Damar Hastanesi ve Genel Hastane olmak üzere 4 ana bloktan oluşuyordu. Yeni ek binamız toplam 50.000 m2 ye yakın beşinci ana blok olarak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi adı altında hizmete girecek. Her bir odamız tek kişilik olmak üzere, bu ek binamızın toplam oda-yatak kapasitesi 300 civarında olacak. Doğumhaneler, özel doğum odaları, süit odalar, bebek bakım odaları, eğitim odaları gibi kadın doğum kliniğine ait yaklaşık 100 oda tahsis edilecek. Şu an hastanemizde hizmet alımı personelimiz de dahil olmak üzere yaklaşık 2500 çalışanımız mevcut. Bu yeni ek binamız ile çalışan sayımızın 3500-3750 civarında olacağını ön görüyoruz.

Ülkemizde özel hastaneler bünyesinde ‘doğum hastanesi’ şeklinde bir dal anlayışı sanıyorum bir ilk. Bu noktada neler söylersiniz?

Doğum hayatın en önemli olaylarından biri. Sadece anne ve bebek için değil, onların çevresindeki birçok insan için de son derece önemli olan doğum süreci her anında kendine özgü ve hassas dinamikleri barındırır. Dolayısıyla farklı ve özel ele alınması gerekir. Bugün doğum yapmak için hastaneye başvuran kadınların çoğu zihinlerindeki hastane algısından dolayı rahatsız edici bir gerginlik yaşarlar. Bu bakımdan doğum yapacak kadınlarımızı diğer hastane ortamlarından ayrı ve doğuma özel farklı organize edilmiş ortamlarda ağırlamak çok önemli bir ayrıcalık olacak.

Ülkemizde doğumların seyrine bakıldığında yıllar içinde ev doğumları sağlık personeli eliyle yapılan doğumlara, onlar sağlık ocaklarındaki doğumlara, sonra hastane doğumlarına, hastanede de doğumhaneden ameliyathanedeki doğumlara evrildi. Bu süreci siz nasıl yorumluyorsunuz?

Doğumların sağlık personeli olmayan tecrübesiz kişilerin refakatinde evlerde yapılması tabii ki artık kabul edebileceğimiz bir şey değil. Ancak bahsettiğiniz sürecin bu şekilde evrilmiş olması da doğru değil. Doğum, normal fizyolojik bir olay. Son derece nadir görülen özel sorunların dışında, normal doğum yapan anneler ve normal doğan çocuklar hasta değil normal insanlardır. Tam teşekküllü klasik hastanelerin ameliyathanelerinde yapılan doğumlarda, sağlık çalışanlarının tüm kontrolleri elinde tutarak gebeye inisiyatif vermemesi nedeniyle gebelerimiz doğumlarında pasif kalmakta. Oysa gebenin bedenine güvenmesini ve sürecin doğal seyrinde ilerlemesini sağlayacak tecrübeli bir rehberlik sayesinde çok daha kısa sürede, kolay, ağrısız ve komplikasyonsuz doğumlar gerçekleşir. Doğum sabır ister, emek ister, tecrübe ister. Anne ya da sağlık ekibi tarafından yapılan sabırsız ve aceleci girişimsel eylemler, doğumu kolaylaştırmak yerine zorlaştıracak ve komplikasyonlara yol açacaktır. Dolayısıyla doğumun klasik hastaneler gibi sadece hastalara hizmet eden ortamlar yerine, tecrübeli ve profesyonel desteğin sağlandığı doğal ortama benzer şartların oluşturulduğu ortamlarda gerçekleşmesi en sağlıklısıdır.

Dünyada da genel bir eğilim var ama bilhassa ülkemizde sezaryen oranları çok yüksek. Sağlık Bakanlığının da sezaryeni düşürmek için söylemleri var. Sezaryene sizin bakışınız nedir?

Sezaryen esasen önemli bir batın ameliyatıdır ve kesin gerekliliği olmadığı müddetçe uygulanmamalıdır. Sezaryene bağlı anne ölüm oranları 4-8/10.000 arasındadır ve bu risk vajinal doğuma göre 26 kat fazladır. Ayrıca sezaryenin normal doğuma göre getirdiği ekonomik maliyet %50 daha fazladır. Sezaryen bu dezavantajları dışında, normal doğum sürecinin anne ve bebeğe sağladığı olumlu etkileri de ortadan kaldıran bir ameliyattır. Ülkemizde doğan her çocuğun nerdeyse yarısının sezaryenle doğuyor olması ve bu oranda maalesef dünyada ilk sıralarda yer alıyor olmamız bir an evvel kurtulmamız gereken bir ayıptır. Sezaryen oranlarının normalin çok üzerine çıkmasının altında yatan temel sebeplerden biri, kadınlarımızın normal doğumun çok ağrılı ve dayanılmaz kötü bir tecrübe olduğuna inanması ve sezaryen ameliyatının bebekler için daha sağlıklı olduğunu zannetmesidir. Buna ilave olarak hekimlerimizin yasal açıdan daha savunmacı davranışları, normal doğuma verilmesi gereken emek ve harcanan zamanın fazla olması da temel sebeplerdendir. Tabii ilgili Bakanlıklarımızın bu konuda olumlu çalışmaları çok yararlı olacaktır. Hekimlerimizin ve hastanelerimizin de bu konuda doğru yaklaşımları çok belirleyici olacaktır. Ancak bir o kadar da doğum yapacak anne, onun eş ve yakınlarının da inisiyatif almaları gerekir. Normal doğum konusunda ısrarcı olmaları, sezaryen gündeme geldiğinde özellikle neden gerekli olabileceğini detaylı bir şekilde sorgulamaları şarttır. Bu açıdan gebeyi ilk andan son ana kadar tam sahiplenme, doğru bilgilendirme, doğru yönlendirme ve uygun çevresel şartları sağlanması son derece önemlidir.

Medipol Çocuk ve Doğum Hastanesindeki tasarımınız nedir? Burada normal doğumlar teşvik edilecek mi?

Medipol Çocuk ve Doğum Hastanemizde temel felsefemiz normal doğumların teşvik edilmesi olacak. Bu amaçla oldukça geniş alanlar organize ediyoruz. Bu alanlarda, sadece kadın doğum kliniğine özel 24 adet ayaktan muayene odası ile birlikte, suda doğum odasının da dahil olduğu geniş ve konforlu doğumhaneler, özel banyo ve tuvaletleri olan çok sayıda geniş ve konforlu odalar, bu odalardan daha geniş süit odalar ve hatta hastalarımızın kaldıkları odalarında doğum yapabilecekleri özel odalar yer alacak. Normal sağlıklı bir doğum için öncelikle doğumun doğal yollarla başlamış olması gerekir. Gebeye doğum boyunca hareket özgürlüğü tanınmalı, doğru bir iletişim yolu ile ona yakın duygusal ve fiziksel destek verilmelidir. Gereksiz her türlü müdahaleden kaçınılmalıdır, çünkü doğumun doğal işleyişine yapılan her türlü müdahale doğumun doğal gidişini etkiler. Ayrıca doğumda bir tek pozisyon yerine farklı pozisyonlar sağlanmalıdır. Doğum sonrasında da anne ve bebek ilk andan itibaren bir arada kalmalıdır. Yeni hastanemizdeki düzenlemelerimizi sürecin bu şekilde sağlıklı olmasına dönük yapıyoruz. Normal doğumu teşvik etmek için sağlanması gereken en önemli şartlardan biri olan annenin rahat hareket edebileceği geniş hareket alanları oluşturuyoruz. Anne bu alanlarda istediği gibi dolaşabilmeli, istediği hareketleri çekinmeden rahatça yapabilmelidir. Ayrıca tek bir doğum pozisyonuna mecbur bırakmayan; oturarak, çömelerek ya da arzu edilecek her türlü pozisyona uyumlu dinamik doğum platformları kurguluyoruz. Doğum topu, doğum taburesi, tavana ya da duvara asılı halatlar gibi unsurlarla bedeni esnetme ve destek alma amaçlı normal fizyolojik doğumu destekleyici ekipmanlar dizayn ediyoruz.

Gebenin kendini evinde ve güvende hissetmesi, doğum konforu ve huzuru açısından hayli önemli. Avrupa’da ev ortamlarını andıran doğumevlerinden bahsediliyor. Bu bakımdan sormak isterim; hastanenizin mimari bir farklılığı olacak mı?

Medipol Çocuk ve Doğum Hastanemizde diğer temel felsefemiz ev ortamına benzer ortamlar oluşturmak. Ev ortamı oluşturmada en başta gelen iki konu güven ortamı ve mahremiyettir. Gebemiz binamıza yerleştiği andan itibaren sadece kendi özel kullanımına ait alanlara sahip olacak, bu alanları dilerse kendi eşyaları ile dekore edecek. Bu alanlarda rahatça dolaşabilen gebemiz başkalarının görüş alanlarına asla girmeyecek ya da özel izinsiz hiç kimse bu alanlara giriş-çıkış yapamayacak. Dolayısıyla alanlarda güvenlik en üst seviyede olacak. Gürültüyü tama yakın önleyen özel bina ve oda ses izolasyonları yapılacak ve hastanın da tercihi dikkate alınarak rahatlatan müzikler, su, deniz dalgası ya da kuş sesleri gibi doğal sesler kullanılacak. Ayrıca gebemizle misafir olduğu her anında birebir ilgilenen, onun her sorununa anında yardımcı olacak eğitimli ve tecrübeli personelimiz olacak. Mobilya tefrişatımız çok yer kaplamayan, yerden yüksekliği fazla olmayan, şık, konforlu, ergonomik, kullanımı kolay özel tasarımlar olarak dizayn edilecek. Duvar, zemin ve pencerelerde mümkün olduğunca doğal materyaller kullanılacak. Aydınlatma düzenlemesinde bolca doğal ışık kullanılacak, parlak canlı ışıklar yerine loş ve sıcak ışıklandırma sistemleri kullanılacak. Renk seçimlerinde sedatize eden, huzur veren daha soft renkler tercih edilecek. Gebemizi rahatsız eden hiçbir koku olmayacak, tam tersine çeşitli aromaterapi uygulamaları ile hoş bir koku ortamı sağlanacak. Ayrıca misafirimizin göz zevkine hitap edebilecek zengin görsel dekorlar kullanılacak.

Bütün bunların ötesinde gebenin tanıdığı, sevdiği eş, dost, akrabaları ile ya da kaynaşmak istediği diğer gebelerle birlikte olabileceği sohbet, müzik, eğlence ortamları oluşturulacak.

Sezaryene kıyasla normal doğum, özel hastaneler için hayli pahalı bir süreç. Çok sayıda personeli ve alanları uzun süreler bir doğum için tahsis etmek durumundasınız. Hastanenizin normal doğumu önceleyen politikası, hem ekonomi hem de insan kaynağı noktasında sizce sürdürülebilir mi?

Doğrudur, ilk etapta maliyet artacaktır. Ancak hastane işletmeciliğinde tek parametrenin kâr olması, kâr hırsı ile gereksiz ve zararlı uygulamalar konusunda ısrarcı olmak çok yanlıştır. Bu ısrar, sonunda beklediğiniz kârlılığınızı götürdüğü gibi marka değerinizi de bitirir. Bazen doğru uygulamaları kâr beklentisi olmadan, sağlam organizasyonlar ve süreçler oluşturarak gerçekleştirebilmelisiniz. Doğru işler doğru kurgulandığında ve yürütüldüğünde elde edilecek sonuçlar, başta marka değeriniz olmak üzere çok farklı yerlerden size ciddi katkılar sağlayacaktır. Ben kuracağımız bu hastanede, zamanla bir denge içerisinde sürdürülebilir bir ekonomik verimliliği yakalayacağımıza inanıyorum.

Ebelerin ve kadın doğum uzmanı doktorların doğumdaki rolünün değişmesi ile ilgili ne söylersiniz?

Doğum sürecinin son derece doğal ve fizyolojik bir süreç olduğunu, anne ve bebeğin hasta olmadıklarını ve normal olduklarını kabul ediyorsak, bu süreçte hekimden çok ebenin daha aktif olması gerektiğini de kabul etmiş oluruz. Elbette doğum yapacak her anne adayının geldiği ilk andan itibaren bir hekimi olacaktır. Ancak normal doğum süreci bazen uzun sürebileceğinden, tüm sürece hekimin refakat edebilmesi mümkün olamıyor. Sezaryen oranını artıran önemli sebeplerden biri de bu. Bu bakımdan bir ebe hele de tecrübeli bir ebe, gebeyi sahiplenme ve onu her anlamda destekleme bakımından daha önemli bir aktör. Şayet hekimin müdahalesinin gerektiği olağan bir dışı durum olduğunda tabi ki ebe hekimi haberdar edecektir. Ancak doğumların %99’unun normal doğum şeklinde gerçekleşmesi hedefimizi hatırlarsak, bu ihtiyacın son derce az olacağı ortada.

Ebelerin doğum sürecinden dışlandığına ilişkin bir tartışma da var. Hastanenizde ebelere öncü bir rol verecek misiniz?

Evet, ebelerimize öncü bir rol vereceğiz. Gebenin normal doğuma teşvik edilmesinde ve normal doğumun sorunsuz tamamlanmasında gebe ile doğru iletişim son derece önemlidir. Özellikle ilk gebeliklerde kadınlar ne ile karşılaşacaklarını bilemediklerinden dolayı çok gergin olabilirler. Gebenin bütün tedirginliklerini ve gerginliklerini hafifletecek, onun her türlü ihtiyacını doğru algılayıp doğru bir şekilde destekleyecek tecrübeli bir ebenin yerini hiç kimse alamaz. Kadını doğru bilgilendirme ve doğru yönlendirme, normal doğumu teşvikte en önemli unsurdur. Doğum anında da tecrübeli bir ebenin destek ve yönlendirmesi çok önemlidir. Doğum yapan bir anne o esnada adeta başka bir gezegene geçer, farklı bir trans hali yaşar. Bu trans halini iyi yönetmek gerekir. Örneğin doğum esnasında hiç yeri değilken “T.C. kimlik numaran nedir?” gibi bir soru sormak ya da gereksizce sık sık vajinal muayene yapmak, gebenin o anını alt üst eder. Bu bakımdan doğum anındaki duyguları anlayabilen, hissedebilen, yönlendirebilen tecrübeli ebeler çok önemlidir.

Modern ülkelerde gebelik koçluğu yaygınlaşıyor. Hastanenizde de hizmet veren gebelik koçları olacak mı?

Hastanemizde amaçlarımızdan biri de, gebeliğin ilk anından doğumdan sonraki ikinci haftaya kadarki sürecin tamamında hem anne hem bebeğin yakından takibini yapmak. Doğum, aslında çok az düzeyde tıbbi girişim gerektirir. Kadının kendi doğumu ile ilgili doğru tercihi yapması için doğru bilgilendirilmesi, gebelik öncesi dönemden doğum sonu döneme kadar nitelikli ve kaliteli bakım alması, alternatif doğum, doğum ağrısı ile baş etme ve gevşeme teknikleri konusunda yeterli danışmanlık hizmetinden yararlanması çok önemlidir. Bu amaçla hastanemizde sürecin her aşamasında hekimler, ebeler, fizyoterapistler ve psikologlardan oluşan gebelik koçları aktif olarak devrede olacak. Bu koçlar; genel gebe eğitimi, doğuma hazırlık, lohusalık, emzirme, bebek bakımı, babalık eğitimi gibi faaliyetleri aktif olarak sürdürecek. Örneğin fizyoterapistler doğum öncesi egzersizlerde aktif roller üstlenirken, psikologlar ebelerin aşamadığı doğum korkularında devrede olacak. Bazı hekimlerimiz ise hipnoz yoluyla ağrısız doğum yaptıracak. Ayrıca Üniversitemiz bünyesinde yer alan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama Merkezimiz bünyesinde görevli, alanlarında uzman hekimler; homeopati, kupa tedavisi, ozon tedavisi, refleksoloji, akupunktur, egzersiz ve masaj tedavileri gibi uygulamaları da gerçekleştirecek.

Çok teşekkür ederiz Hocam. Eklemek istediğiniz hususlar var mı?

Bana bu bilgilendirme fırsatını verdiğiniz için size ve yayın kurulunuza çok teşekkür ediyorum. Yeni kuracağımız Kadın Doğum ve Çocuk Hastanemizde çok farklı ve başarılı bir konsept ile ülkemiz sağlık sektörüne katkı sağlayacağımızı düşünüyor ve heyecanla hizmete gireceğimiz günü bekliyorum.

 

SD (Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü) Dergisi, Aralık-Ocak-Şubat 2017- 2018 tarihli 45. sayıda, sayfa 26-27’de yayımlanmıştır.

2 NİSAN 2018
Bu yazı 1888 kez okundu

Etiketler



Sayı içeriğine ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?