Köşe Yazıları

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş

1959 yılında Bolu-Göynük’te doğdu. İlköğrenimini İstanbul’da Şair Nedim İlkokulu’nda, ortaöğrenimini Özel Darüşşafaka Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden 1985 yılında mezun oldu. Üroloji uzmanlığını Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı (1992). 1992-1994 yıllarında Sakarya’da Geyve Devlet Hastanesi’nde uzman doktor olarak çalıştı. 1994 yılında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalına Yardımcı Doçent olarak atandı. 1996 yılında doçent, 2003 yılında profesör oldu. 2003 yılında klinik mikrobiyoloji dalında bilim doktoru oldu. Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde çeşitli idari görevlerde bulundu. 2001-2002 yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü görevinde bulundu. 2006-2009 yıllarında Dünya Sağlık Örgütü İcra Kurulu üyesi olan Aydın, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevinde bulundu. Dr. Aydın, halen İstanbul Medipol Üniversitesi Rektörüdür.

Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Aile Hekimliğinde nöbet sorunu

Aile hekimliği uygulamasında nöbet serüveni bir hayli karışık görünüyor.

Nöbetle ilgili olarak önce 5258 Sayılı Aile Hekimliği Kanununun 3. Maddesinde değişiklik yapılmıştır: (Değişik ikinci cümle: 2/1/2014-6514/52 md.) Aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 657 sayılı Kanunun ek 33’üncü maddesinde belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat; ihtiyaç hâlinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görevi verilir. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/52 md.) Bunlara entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariç olmak üzere, 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde nöbet ücreti ödenir.

09.04.2014 tarihli ve 2014/12 sayılı genelge ile Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Elemanlarına ayda asgari 8 saat olmak üzere hastanelerin acil servisleri ve bu hastanelerin semt polikliniklerinde, yataklı tedavi kurumlarında ve 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde nöbet planlamasına geçilmiş; 01 Temmuz 2014 tarihinden itibaren de uygulamaya başlanmıştır.

Daha sonra 5258 Sayılı Aile Hekimliği Kanununda tekrar değişiklik yapılarak, kanunun 5. Maddesine (Ek cümle: 10/9/2014-6552/117 md.) “Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca belirlenen aile sağlığı merkezlerinde çalışma saatleri dışında, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları ile gerektiğinde Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personeline nöbet görevi verilebilir.” ibaresi eklenmiştir.

Akabinde 09.12.2014 tarihli ve 2014/33 sayılı genelge ile yukarıda bahsi geçen genelge yürürlükten kaldırılarak Aile Hekimliği çalışanlarının (Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Elemanı) Aile Sağlığı Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri ve bağlı birimlerinde nöbet tutulması kararlaştırılmıştır.

03.01.2015 tarihi itibari ile de Aile Sağlığı Merkezlerinde Cumartesi günleri nöbet uygulamasına başlanmıştır.

23.03.2016 tarihli ve 2016/5 sayılı Halk Sağlığı Merkezleri konulu genelge akabinde TSM ve bağlı birimlerinde (AÇSAP, VSD, Göçmen Polikliniği) nöbet uygulamasına geçilmiş, planlamalar bu yönde yapılmıştır.

Bu bilgiler ışığında durumu gözden geçririsek;

1) ASM çalışanlarına önce hastane yataklı servislerinde, hastane acil servislerinde, hastanelerin semt polikliniklerinde ve 112 acil sağlık hizmetlerinde ayda asgari 8 saat zorunlu nöbet şartı getirilmiştir.

2) Birinci basamak sağlık hizmetiyle doğrudan ilişkili olmayan bu uygulamanın pratikte anlamlı olmadığı ve sonuç vermediği anlaşılınca kanunda tekrar değişikliğe gidilerek Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna ASM’lerde nöbet tutturma yetkisi tanınmıştır. Bu yönde genelgeler yayımlanmıştır.

3) Atıfta bulunulan 657 sayılı Kanunun Ek 33. Maddesi nöbet tutulabilecek yerleri yeterince kapsamlı olarak belirtmesine (Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetleri) rağmen ilk genelgeyle bu yerler, birinci basamak sağlık hizmetleri dışlanarak, sadece Hastaneler ve 112 sağlık hizmetleriyle sınırlanmış, yani AH uygulamasının amacı dışına çıkılmıştır.

4) Bilahare kanuna “Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca belirlenen aile sağlığı merkezlerinde” nöbet tutturma yetkisi eklenmiştir. Hâlbuki daha önce eklenen ibare ve atıfta bulunduğu 657 sayılı kanunun Ek 33. zaten ASM’leri kapsamaktaydı. Hastane ve 112’de nöbet tutulmasının anlamsızlığı anlaşılınca ikinci bir genelgeyle hastane ve 112 kısmı iptal edilerek ASM ve TSM’lerde nöbet tutma imkânı getirilmiştir. Uygulama da bu yönde yapılmaktadır.

5) TSM ve bağlı birimlerinde nöbet uygulamasına 23.03.2016 tarihli genelgeden sonra başlandığından henüz değerlendirme yapabilecek veri mevcut değildir.

6) Nöbet tutturulmak istenen ve daha sonra vazgeçilen yerler dikkate alındığında nöbet uygulamasını bir ihtiyaçtan doğmadığı izlenimini vermektedir. Bu nöbetlerin ihtiyaca binaen değil, adeta bir zorunlu hizmet gibi lanse edilmesi bu yöndeki olumsuz algının oluşmasını teşvik etmiştir. Sahada AH’leriyle yapılan görüşmeler, sınırlı da olsa, AH uygulamasını sistem içinde değersiz kılmak ve AH’lerine eziyet etmek için böyle bir nöbet uygulamasının çıkarıldığı algısının oluştuğunu göstermektedir. Nöbet tutmama yönünde bir direnç gelişmiştir.

7) İstanbul Halk Sağlığı Müdürlüğünün verilerine göre önemli oranda hekim ve aile sağlığı elemanı planlanmış nöbeti tutmamaktadır. Böyle bir kaotik ortamda nöbeti tutanların durumu ayrıca incelenmeye muhtaçtır.

8) Hafta içi nöbetlerde muayene ve diğer işlemlerle ilgili yeteri veri olmadığından nöbetlerin yararı meçhuldür. Ancak gözlemler mesaiden sonra belli bir süre hizmetin sürmesinin yararlı olduğu, şehir merkezlerinde çoğu çalışmakta olan ailelerin mesai sonrası hizmet almasının kolaylıklar sağladığı yönündedir. Sahada görüşülen AH’nin bazılarının hafta içinde mesai sonrası nöbetin yararı konusunda olumlu görüşleri vardır.

9) Bu hafta içi nöbetler de AH ve ASE iş gücü analiz edilerek nöbetin mahalline göre tutulup tutulmaması veya kaç saat ve kim tarafından tutulması gerektiği konusunda bir karara varılabilir. Aslında bu nöbet yerine iş analizi yapılarak a) esnek mesai, b) hekim nöbeti, c) hemşire nöbeti, d) birlikte veya ayrı nöbet gibi alternatifler geliştirilebilir.

10) Cumartesi günleri tutulan nöbetlerin tam olarak işgücü israfına yol açtığı görülmektedir. Altı aylık sürede Cumartesi nöbetinde bir hasta bile muayene etmeyen AH’nin, bir tek hastanın işlemini bile yapmayan ASE’nın nöbete zorlanması, iş tatmini açısından negatif etkisi yanında ciddi kaynak israfıdır. Bu haliyle hafta sonunda hastane acil servislerinin yükünü azaltması da söz konusu değildir.

11) Burada eğer amaçlanan hastanelerin yükünü azaltmak ise bu ancak birinci basamağın işlevini arttırarak yapılabilecektir. İkinci ve üçüncü basamağa birinci basamaktan hekim takviyesi ile sorunun çözümü mümkün değildir.

Bu yazı 1173 kez okundu

Etiketler



Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?