Haberler

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş

‘Dünyada 13. Vaka’ hayata tutundu

Kütahya'da, doğuştan ince bağırsağı ve safra kesesi bulunmadığı için tıp literatürüne ''dünyada 13. vaka'' olarak geçen 33 günlük ''Arife Nazlı'' bebek, 24 gün arayla yapılan iki başarılı ameliyatla hayata döndürüldü.

26 yaşındaki Hacer Akiska'nın hamileliğinin 8. ayında yapılan ultrason muayenesinde karnındaki bebeğin ince bağırsağının bulunmadığı anlaşıldı.

Hacer Akiska, sezaryenle dünyaya getirdiği ve Arife Nazlı adını verdiği bebeğini doğar doğmaz Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirdi.

Hastanenin Çocuk Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Bircan Savran, Arife Nazlı’nın durumu ile ilgili şunları söyledi: ''İnce bağırsağı olmaması nedeniyle ilk ameliyatı bir günlükken yaptık. 3 saat süren ve başarılı geçen bu ameliyat sırasında bebeğin safra kesesi ve safra yollarının olmadığını fark ettik. Bununla alakalı olarak 24 günlükken bebeği ikinci kez ameliyata aldık. 7 saat süren bu ameliyatta da ilk ameliyatta oluşturduğumuz ince bağırsağı kullandık. Bununla bebeğe safra kesesi oluşturduk. Hastamızın 2 kilo 300 gram doğmuş olması ameliyatı zorlaştırsa da operasyon çok başarılı geçti. Ameliyatın üzerinden henüz 9 gün geçmesine rağmen sağlık durumu gayet iyi. Yaptığımız bağırsak, bir anlamda safra kesesi işlevi görüyor.''

HASTALIĞIN ADI ''MARTİNEZ-FRİAS SENDROMU''
Yrd. Doç. Dr. Savran, iki ameliyat sonrası yaptıkları araştırmada, ince bağırsak ve safra kesesinin olmamasının birlikte görülmesinin ''Martinez-Frias Sendromu'' diye adlandırıldığını öğrendiklerini söyledi. Şu ana kadar bu hastalıkla ilgili dünya tıp literatürüne 12 bebeğin rapor edildiği ve Arife Nazlı bebeğin dünyadaki 13. vaka olduğu bilgisini veren Yrd. Doç. Dr. Savran, aynı zamanda onun Türkiye'de bu sendromla dünyaya gelen ilk bebek olarak kayıtlara geçtiğini dile getirdi.

Yrd. Doç. Dr. Savran, iki ameliyatın bebeğe çok ciddi bir yaşama fırsatı sağladığına işaret ederek, ''6-7 yaşında karaciğer nakli yapılması gerekiyor. O ameliyatı da olduğunda normal insanlar gibi yaşamına devam edecek. Bu süreçte karaciğer, yemek borusu ve dalakla ilgili sorunlar oluşabilir. En sonunda bunlardan karaciğer nakli olarak kurtulabiliyor. Bu ameliyatlar olmasaydı hastayı 6 aya kadar kaybetme riskimiz vardı. Ameliyatlarla birlikte 6-7 sene kazanmış oldu. Bundan sonra hastamızın takibini yapacağız'' dedi.

AMELİYATTAN SONRA BEBEĞİN ISINMASI SORUN OLDU
Uzman Dr. Canan İnal ile ameliyatların anestezi bölümüyle ilgilenen Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Tayfun Aydın ise son derece yakın takip ve dikkat gerektiren ameliyatlar gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Hastanın ısınmasının çok büyük sorun oluşturduğuna dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. Aydın, ''Kullanılan malzeme, teknik ve yöntemlerin bu bebeklere özgü olması gerekiyordu. Normal bir insana göre çok sıkıntılı bir süreçti. Ekip halinde bunu atlattığımız için çok mutluyuz. Umarım bebek bundan sonra normal yaşantısına devam eder'' diye konuştu.

9 ARALIK 2011 Bu haber 502 kez okundu

Habere ait görsel bulunamamıştır.

Habere ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

Diğer Haberler

TÜM HABERLER
  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • "Tam gün çalışma" ile ilgili yasal düzenlemelerin üniversite hastanelerinde sağlık hizmetlerini nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?