Haberler

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş

Performans sisteminin alternatifi Gazi’den

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi 1 Eylül 2009 tarihinden itibaren kendi geliştirdikleri performans sistemini uygulamaya başladı. Sanal olarak işlemeye başlanan sistemin ilk ödemelerinin Aralık ya da Ocak ayında yapılacağı duyuruldu.

Gazi Üniversitesi'nde geliştirilen sistem, devlet hastanelerinin performans sistemindeki puanlama yönteminden farklı olarak, hastanenin net kazancından hekimlere yüzde verilmesi biçimde oluşturuldu. Üzerinde yaklaşık bir yıldır çalışılan ve sanal olarak işlemeye başlayan “Gazi Üniversitesi Performans Sistemi”ni Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peyami Cinaz anlattı.

Üniversite hastaneleri ile Sağlık Bakanlığı hastanelerinde çalışan hekimlerin aldığı ücretler arasında uçurumlar olduğundan bahseden Prof. Dr. Cinaz, üniversitelerinde yetişip devlet hastanelerinde çalışmaya başlayan uzman hekimlerin aldığı 4 bin liraya varan döner sermaye performans ödemesi karşısında üniversite hastanelerinde çalışanların sadece 2 bin lira ek ödeme alabildiğini belirtti. Cinaz konuyla ilgili, “Üniversite hastanelerinde bir profesör ortalama 2 bin lira döner sermaye alırken, burada yetiştirip uzman yaptığımız arkadaşımız devlet hastanelerinde ortalama 4 bin lira döner sermaye almaya başladı. Bu çalışanlarda huzursuzluk ve mutsuzluğa neden oldu. Biz buradaki arkadaşlarımıza standart bir döner sermaye veremeyiz. Kriterlerimiz var. Çünkü çalışanla çalışmayanı ayırmamız gerek” diye konuştu.

Sistem henüz sanal olarak işliyor

Sayıştay denetiminden geçebilmek için 2547 sayılı Kanun gereği sadece mesai dışı uygulamalar için performans katkısı verebildiklerini belirten Prof. Dr. Cinaz, sistemi hekimlerin saat 14.00’a kadar normal hizmetini vermesi, saat 14.00’dan sonraki çalışmaları için döner sermaye katkı payı alması üzerine kurduklarını söyledi. Hekimlerin saat 14.00’a kadar mutlaka bir hizmet vermesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Cinaz, “Hekimlerin saat 14.00’dan önce ve sonra yaptıklarının ortalamasını alarak bir sistem kurma çalışmasına girdik. Bu sistem için oluşturduğumuz performans kurulu ile yaklaşık bir yıldır çalışıyoruz. Sistem bu haline gelene kadar çok aşamadan geçti. Kuralların nasıl konulacağıyla ilgili günler süren toplantılar yaptık ve çalışmaları tamamladık. Sistem 1 Eylül’de sanal olarak işlemeye başladı. Sanal dememin nedeni, sistemin işleyişindeki bazı aksaklıkları tespit edebilmek. Sistem işlemeden yanlışları görebilme imkânımız yoktu. Bizim sistemimizin Türkiye’de başka bir örneği yok.”dedi.

Hekime net kazançtan yüzde verilecek

Prof. Dr. Cinaz, devlet hastanelerinden farklı olarak bir puanlama sistemi kullanmadıklarını ifade ederek, yapılan işlemin maliyet analizine göre gelir gider farkından elde edilen net kazançtan hekime yüzde verdiklerini anlattı. Prof. Dr. Cinaz, şöyle konuştu:

“Kişisel performans uygulama nedenimiz hekimlere mesai dışı verdikleri sağlık hizmetlerinden döner sermayeye sağladığı katkıları oranında katkı payı vermektir. Bölüm gelirlerine göre performans dağıtırsanız katkılarına bakmaksızın herkese eşit dağıtmanız gerekir. fiu an öğretim üyelerimiz 170 puan gibi bir baz döner sermaye ödemesi alıyor. Bunu herkes standart olarak alıyor. Hekim, bu baz puan üzerine çalışıp, ürettiği kadar puanlar alarak bir ek kaynak sağlamış olacak. Bunu uygulayan üniversite hastaneleri var, ama bizim sistemimiz onlarınkinden de çok farklı. Onlar daha çok kişinin elde ettiği gelir ya da hastanenin bölümünün geliri üzerinden alıyor performanslarını. Bizde net kazanç söz konusu.

Akademik performans mutlaka gelmeli

YÖK, Sağlık Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlara raporlar sunarak yeni çıkacak taslağa akademik performansın da dahil edilmesi konusunda çalışmalar yürütüp taleplerde bulunduklarını anlatan Prof. Dr. Cinaz, bunun yeni taslakta kabul edileceği yönünde düşünceleri olduğunu söyledi. Cinaz, eğitim çalışması yapan, araştıran hekimlerin ve temel tıp bölümlerinin de performans alması gerektiğini, yeni çıkan mevzuatın müsaade etmesi durumunda kendilerinin de temel tıp bilimlerinde akademik çalışmalar yürüten hekimlere performans verebileceklerini dile getirdi.

Tam günde puanlar gerçekçi değil

Tam gün yasa taslağında profesörlere mesai içi çalışmalar karşılığında 800 puan, mesai dışı çalışmaları için de 400 puan olmak üzere toplam bin 200 puan verildiğini ifade eden Cinaz, “Bunun nasıl dağıtılacağı konusunda açıklayıcı bir şey yok. Devlet ek bir kaynak vermeyeceğine göre, bizim sistemimizde kişilere 800 puan verip veremeyeceğimiz döner sermaye gelirimize bağlı. fiu an bu söylenenin gerçekleşmesi hayal. Taslakta hekimin 8-10 bin lira döner sermaye alabildiğini görüyoruz. Oysa alabilmek ayrı, almak ayrı şey. Döner sermayede paranız yoksa nasıl ödeme yapılacak? fiimdi öğretim üyesi özel ücret farkını kaldıracaklar. Bizim öğretim üyesi farklarından ayda 2.5 milyon lira para girişimiz var. Bu yılda 30 milyon lira eder. Bu parayı bütçe de karşılamayacaksa, biz 30 milyon lira eksiye düşeceğiz” diye konuştu.

Parasız tam gün olmaz

Prof. Dr. Cinaz, hekimlere verecekleri döner sermaye katkı payı ödemesini SGK’dan gelecek paraya göre dengelediklerini belirterek, “fiu an biz firmaların borçları konusunda altı ay geriden gidiyoruz. En iyi olduğumuzu iddia ettiğimiz halde altı ay gerideyiz. Bu hastanenin bütün giderleri döner sermayeden. Su, elektrik, gaz, yemek, güvenlik, personel, tıbbi malzeme, inşaat onarım, her türlü cihaz ve tıp fakülteleri eğitim harcamaları da bizim döner sermayeden karşılanıyor. Öğrenci başına alınan paraların bize faydası yok. Zaten düşük miktarda. Bütçeden bize gelen para yok. Her şey döner sermaye üzerinden. Tam gün yasasındaki performans uygulaması üniversitelerin şu anki gerçekliğiyle örtüşmüyor. Zaten çıkaramama nedenleri de o. Parasız tam gün olmaz. Siz hocadan hizmet almak, üniversite hastanelerini aktif hale getirmek istiyorsanız, ama karşılığı yok, diyemezsiniz” açıklamasında bulundu.

YÖK’ün kendilerine, üniversite hastanelerinde uygulanan sağlık hizmetlerine ek bir ücret konması konusunda çalışmalar olduğunu söylediğini; ancak Maliye Bakanlığının böyle bir durumun olmadığı şeklinde açıklamalar yaptığını dile getiren Cinaz, “Maliye Bakanlığı hiçbir artış taraftarı olmadığını ve döner sermayede bir artış yapmayacağını söylüyor. Bunu YÖK üyesi olan Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hacettepe’de yapılan Üniversite Hastaneler Birliği Toplantısı’nda bizzat dile getirdi. Önemli olan yasada belirtilen puan tutarı değil, bizim bunu uygulamada nasıl ödeyeceğimizdir.”

SGK bahane üretiyor

Tam gün yasa tasarısının, kaos çıkaracağı için çıkarılamadığını söyleyen Cinaz, geliştirdikleri alternatif sistemin işleyişi hakkında şunları söyledi:
“Biz bu sistemimizle hekimlerimizin motivasyonunu, motivasyon sayesinde de gelirleri artıracağız. Ayrıca SGK kesintilerini yüzde 20-25’ten yüzde 5’lere düşüreceğiz. Bizim performans kaynağımız, SGK kesintileri olacak. Bunun için öncelikle hekimi motive etmem gerekiyor tabii. Çünkü mevcut sistemde hekim kazancının az olması nedeniyle hiçbir şeye müdahil olmak ya da yük almak istemiyor. Ama kişisel performans dendiğinde durum onu doğrudan ilgilendirdiği için işini daha dikkatle yapacak, faturalarını takip edecek, faturasının epikrizini okuyacak, hasta ICD kodunu doğru yazacak.

Özel hastanelerdeki yüzde 30 farka razıyız

Öğretim üyelerinin tam gün yasa tasarısına bakışları hakkında da bilgiler veren Cinaz, “Öğretim üyeleri tam güne karşı değil. İçeriğine karşı. Parasız tam gün çıkmaz. Siz beş yıldızlı otelde kalıp pansiyon ücreti ödeyebilir misiniz? Hem profesöre muayene olacaksın hem para ödemeyeceksin. Öyle şey olmaz. Özel hastanelerde SGK’dan yüzde 30 fark alınıyor. Bu fark yüzde 70’e çıkarılacak. Özel hastanelerdeki doktorların bizim doktorlarımızdan hiçbir farkı yok. Onları da biz yetiştirdik. Onlar yüzde 30’u beğenmezken biz buna razıyız. Bize yüzde 30 fark alabilirsiniz, deseler biz zaten onu kendi içimizde düzenleriz. Muayeneden fark almayıp ya da yüzde 10 alıp, diğer özellikli tetkik ve tedavilerden yüzde 30 fark alabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Eylül ayından beri işleyen sistemin sonuçları hakkında öğretim üyelerinin henüz bilgilendirilmediğini dile getiren Prof. Dr. Cinaz, eylül ayında eski birtakım alışkanlıklar nedeniyle görevlilerin bilgileri girmekte sıkıntılar yaşadığını, sistemi ancak ekim ayında düzenli biçimde işletebildiklerini söyledi. Cinaz, yaklaşık 10 gün sonra ekim ayı sonuçlarının değerlendirilmesinin tamamlanacağını, bayrama yetişmese de aralık, en geç ocak ayı içerisinde ödeme yapılacağını anlattı.

Performans, üretilen parasal hizmete karşılık alınır

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesindeki kazançtan pay dağıtan performans sisteminin kuruluşunda ve işleyişinde görevli Doç. Dr. Orhun Çamurdan ise temel tıp bilimleri ve performans sistemi hakkında anlaşılmayan noktalar olduğunu belirterek, “Klinik katkı payı yaratan temel tıp unsurları da performans içerisinde değerlendirilir. Eğer bir temel tıp bilimi, örneğin; yorum getiren bir laboratuvar hizmeti veriyorsa, bilfiil klinik katkıya ek bir durum sağlıyorsa, performans çerçevesinde bu yaptığından faydalanacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken bir nüans var. İdare mümkün mertebe herkese bir ek katkı payı dağıtma konusunda bir iyi niyete sahip. Ancak 2547 sayılı Kanun’un 58. maddesi ile 18 no’lu Maliye Bakanlığı Tebliği’ne üretirsen oradan verebilirsin, ürettiğinin de illa bir parasal karşılığı olacak’ diye sıkıştırıyor” diye konuştu.

Performans sistemiyle ilgili maddede, “Ürettiği parasal hizmete karşılık katkı payı verilir” ifadesinin açıkça yer aldığını dile getiren Doç. Dr. Orhun Çamurdan, şunları söyledi:
“Hocalarımız ‘Biz makale yazıyoruz payımız nedir? Eğitim ne olacak?’ gibi sorular soruyor. Bizler maaş alıyoruz. Baz döner sermaye alıyoruz. Az olabilir, o ayrı bir konu. Ama performans sistemi buradaki azlığı gidermek üzere çıkmış değil. Bu karıştırılmasın. Yani ben bir öğretim üyesi olarak makale üretiyorum, öğrencilerime ders veriyorum. Benim bunlar karşılığında aldığım maaşım ve baz döner sermayemle sınırlı. Onun argümanı ayrıdır. Performans sistemiyle ilgili maddede, ‘Ürettiği parasal hizmete karşılık verilir’ deniyor. Bu çok açık. Ama bizim uygulamak istediğimiz sistem asıl bu değil. Mevzuat bizi buna zorladığı için böyle.”

25 KASIM 2009 Bu haber 1759 kez okundu

Etiketler



Habere ait görsel bulunamamıştır.

Habere ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

Diğer Haberler

TÜM HABERLER
  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?