Haberler

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş

''Vasküler Risk Çalışması''nın sonuçları açıklandı

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu, ''Türkiye'de kalp damar hastalıkları tedavisi ve korunması yetersiz kalıyor. Bu nedenle ölüm vakaları artıyor'' dedi.

Tokgözoğlu, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, Türkiye'nin tüm bölgelerindeki 10 örnek ilde başlatılan 5 yıllık ''Vasküler Risk Çalışması''nın sonuçlarını açıkladı. 

Vasküler riskli 5 bin 600 hasta üzerinde yürütülen çalışmada, kalp damar hastalıkları açısından yüksek riskli popülasyonda, tedavi ve korunmadaki uygulamaların yetersiz olduğunun saptandığını belirten Tokgözoğlu, ''Türkiye'de kalp damar hastalıkları tedavisi ve korunması yetersiz kalıyor. Bu nedenle ölüm vakaları artıyor. Buna bağlı olarak da kalp krizi veya inme gibi kardiyovasküler olayların neden olduğu ölümlerin oranı son 5 yılda yüzde 7.2'den yüzde 19.5'e yükseldi'' şeklinde konuştu. 

Tokgözoğlu, bu oranın kadınlarda yüzde 15.9, erkeklerde yüzde 24'e kadar çıktığını vurgulayarak, 303 araştırmacının yürüttüğü çalışmanın amacının, Türkiye'deki kardiyovasküler riski yüksek hasta profilini ortaya çıkarmak, bu grup hastalarda uygulanan ilaç tedavilerini ve eksikleri saptamak olduğunu kaydetti. 
     
ERKEKLER RİSK ALTINDA
Tokgözoğlu, 5 yıllık takibin sonuçlarına göre, Türkiye'de kalp krizi veya inme gibi kardiyovasküler olayların erkeklerde görülme oranının yüzde 24'e çıkmasının endişe verici olduğunu belirterek, özellikle damar, kalp, beyin ve böbrek gibi organlarında hasar bulunan erkek hastalarda bu oranın yüzde 30'lara kadar çıktığını ifade etti. 

Ayrıca, balon, stent veya by-pass ameliyatı ve kardiyovasküler nedenli hastaneye yatış oranının 5 yılda yüzde 13.6'dan yüzde 26'ya çıktığını hatırlatan Tokgözoğlu, beşinci yılın sonunda kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm sıklığının yüzde 9.4 olarak saptandığını kaydetti. 

5 yıllık araştırmanın ilk analizlerine göre yüksek kalp damar hastalığı riski olanlarda ölüm, kalp krizi ve inme oranlarının çok yüksek olduğunun tespit edildiğini kaydeden Tokgözoğlu, geçmişinde damar hastalığı bulunanlarda ve hipertansiyon nedeniyle bazı organlarında hasar meydana gelen hastalarda bu oranların yüzde 30'un üzerinde seyrettiğini ifade etti. 

Tokgözoğlu, hem diyabet hem de koroner arter hastalığı bulunanların da risk altında olduğunu vurgulayarak, araştırmanın, Türkiye'de kalp damar hastalıkları riski ve olumsuz sonuçlarının yüksek olmasına rağmen, tutarlı ve sürekli tedavilerin gereken düzeyde uygulanmadığını gösterdiğini söyledi.

VASKÜLER RİSK ÇALIŞMASINDAN ÇIKAN MESAJLAR
Türkiye'nin tüm bölgelerindeki 10 örnek ilde başlatılan 5 yıllık Vasküler Risk Çalışması'ndan çıkan mesajlar şöyle: 

Kalp-damar hastalığı riski altındaki hastalarda vasküler hastalığın varlığı veya vasküler bir olay geçirilmiş olması ile hedef organ hasarının varlığı en önemli risk faktörüdür. 

Hipertansif hastalarda diyabet varlığının oluşturduğu kardiyovasküler risk, koroner arter hastalığı varlığının oluşturduğu riske benzerdir ve bunların ikisinin bir arada bulunması hipertansif hastalarda riskin geometrik olarak artmasına neden olmaktadır. 

İzlenen tüm risk gruplarında ölüm ve kalp-damar hastalığı oranı çok yüksektir, bu gruplarda uygun ve yeterli tedavi uygulanmamaktadır.  Bazı önlemlerle vasküler risk altındaki grupların korunabileceği bilinmektedir. Bu basit önlemlerin başında, uygun tedavi önerilerinin bulunduğu güncel tedavi kılavuzlarına uyulması gelmektedir. 

Vasküler risk çalışması, birçok hayat kurtarmanın, kalp krizi ve inmeye bağlı kalıcı rahatsızlıkların ve sakatlıkları önlemenin yolunun açık ve kolay olduğunu göstermiştir.

AA

24 EKİM 2009 Bu haber 3246 kez okundu

Etiketler



Habere ait görsel bulunamamıştır.

Habere ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

Diğer Haberler

TÜM HABERLER
  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?