Dergi

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş
Egemen Cevahir / R. Özgür Çatar

Egemen Cevahir: 1978 Tunceli doğumlu olan Cevahir, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, İİBF, İşletme Bölümü mezunudur. 2004 yılında Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Yüksek Lisans Programını bitirdi. Cevahir aynı bölümde doktora programına devam etmektedir.

Sağlık hizmetlerinin sunumunda devletin değişen rolü ve sağlıkta eşitlik ilkesi

1982 Anayasası ile Cumhuriyet tarihinde ilk defa, devletin sağlık ile ilgili görevlerini, özel sağlık kuruluşlarından yararlanarak yerine getirebileceği hükmü getirilmiştir. Anayasa’daki bu değişiklik, “sosyal devlet” anlayışından uzaklaşılmasının sağlık alanındaki yansımasını ifade etmektedir. Bu değişiklik ile devletin sağlık alanındaki temel rolü hizmet sunumundan ziyade, düzenleyici ve denetleyici bir role dönüşmüştür. Bu doğrultuda 1982 yılında sağlık sektörü teşvik kapsamına alınmış ve özel sağlık sektörü hizmet sunumu anlamında gelişerek devam etmiştir.

Bu çalışmanın amacı yeni liberal iktisat politikalarının 1980’den günümüze dek uygulanma sürecinde sağlık hizmetlerinin sunumunda devletin değişen rolü ve sağlıkta eşitlik ilkesi arasındaki ilişkiyi, kamu ve özel sektörün yatırım harcamalarını ve bunun hizmet sunumu anlamında bölgelere dağılımını boyutlarıyla irdelemektir.

Sağlık Bakanlığı bütçesinin gelişimi

Sağlık Bakanlığı’nın devlet bütçesi içindeki payı 1923-2006 yılları arasında ortalama olarak yüzde 3,34 olarak gerçekleşmiştir. 1923-29 yılları arasında liberal iktisat politikaların izlendiği dönemde 2.2-2; 1930-39 devletçi-korumacı iktisat politikalarının uygulandığı dönemde 2-3; 1940-45 II. Dünya Savaşı yıllarında 3; 1946-60 yılları arasında korumacılığın terk edildiği, bir yandan devletçi iktisat politikalarının devam ettiği ve aynı zamanda özel girişimin desteklendiği dönemde 3.1-5.3; 1961-80 planlı ve ithal ikameci iktisat politikaların izlendiği ve sosyal devlet uygulamalarının yoğunlaştığı dönemde 3.1-4.2; 1980 sonrasında dışa açık, yeni liberal iktisat politikaların uygulandığı dönemde ise yüzde 2.3-4.7 aralığında seyretmiştir. 2006 yılı için Sağlık Bakanlığı’nın devlet bütçesi içindeki payı yüzde 4.3 olarak gerçekleşmiştir.

Tablo 1: Sağlık Bakanlığı Bütçesinin Devlet Bütçesine Oranı, 1923-2006
Yıl Devlet Bütçesi* Bakanlık Bütçesi Bakanlık büt.
Devlet büt.or. (%)
1923 137.333 3.038 2.2
1930 222.646 4.502 2.0
1940 268.476 8.185 3.0
1945 603.404 18.809 3.1
1950 1.487.208 60.615 4.1
1960 7.266.965 382.762 5.3
1970 28.860.265 888.080 3.1
1980 756.687.182 31.822.605 4.2
1985 5.412.082.049 137.462.333 2.5
1990 63.925.354.000 2.633.217.000 4.1
1995 1.335.978.053.000 49.417.951.000 3.7
2000 46.843.000.000.000 1.059.825.001.000 2.3
2005        153.928.793       5.462.975 3.5
2006        170.156.782       7.477.471 4.3
Kaynak:  Sağlık Bakanlığı, Sağlık İstatistikleri 2002
 Sağlık Bakanlığı Yataklı Tedavi Kurumları İstatistik Yıllığı 2006
 *1923-2000 yılları miktarları Bin TL, 2005-2006 yılları miktarları Milyar TL

Sağlık Bakanlığı bütçesinin GSMH’ye oranı 1980-2006 yılları arasında yüzde 0.38-1.30 aralığında seyretmiştir. Genel anlamda Sağlık Bakanlığı bütçesinin GSMH’ye oranı artma eğilimi içindedir. Sağlık Bakanlığı bütçesinin yaşanan ekonomik krizlerden etkilendiğini belirgin bir şekilde kriz yılı (1994-2001) ve sonrasında düştüğü görülmektedir. 1993’te Sağlık Bakanlığı bütçesinin GSMH’ye oranı yüzde 0.91 iken 1994’te yüzde 0.79’a; 1995’te yüzde 0.62’ye 1996’da ise yüzde 0.65’e düşmüştür. Sağlık Bakanlığı bütçesinin GSMH’ye oranı 1994 ekonomik krizi öncesi seviyesine 2003 yılında ulaşmıştır. (Sağlık Bakanlığı, Sağlık İstatistikleri 2002; DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2006)

Tablo 2: Sağlık Bakanlığı Bütçesinin GSMH İçindeki Payı, 1980-2006 (Milyar TL)
Yıl GSMH Sağlık Bak. Bütçesi SB Bütçesinin GSMH’ya oranı
%
1980 5.303 31 0.60
1985 35.350 137 0.39
1990 397.178 2.633 0.66
1995 7.854.887 48.741 0.62
2000 125.596.129 1.059.825 0.84
2005 487.202.362 5.462.975 1.12
2006 576.322.231 7.477.471 1.30
Kaynak: Sağlık Bakanlığı, Sağlık İstatistikleri 2002
DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2006
DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2008

Kamu ve özel sektör sağlık yatırımlarının gelişimi
 
1981 yılında sağlık sektörü teşvik kapsamına alınmış, ilk teşvik 1982 yılında verilmiş ve günümüze dek sağlık sektörüne teşvikler verilmeye devam edilmiştir. Yeni liberal politikalar sonucunda kamu kesiminin sağlık sektöründen tedricen çekildiği ve özel kesimin sağlık sektörüne girişinin desteklendiği bu sürecin en önemli unsurunu teşvikler oluşturmaktadır. Özel kesim toplam sabit sermaye yatırımları içinde sağlık sektörünün payı 1980 yılında yüzde 0.2 iken verilen teşvikler sayesinde özel kesimin sağlık alanına ilgisi artmış ve bu oran 2008 yılı için yüzde 5.8 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

Tablo 3: Özel Kesim Sabit Sermaye Yatırımları İçinde Sağlık Yatırımları Payının Gelişimi, 1980-2008
Yıl Sağlık Yatırımlarının Toplam Özel Kesim
Sabit Sermaye Yatırımları İçindeki Payı
(%)
1980 0.2
1985 0.5
1990 0.9
1995 1.2
2000 4.2
2005 5.0
2008 5.8
Kaynak: DPT, Sayılarla Türkiye Ekonomisi: Gelişmeler (1980-2001)
DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2003
DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2005
DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2008

Kamu kesiminde temel sağlık hizmetleri sunucucu olan Sağlık Bakanlığı’nın 1980 sonrası yatırım harcamalarının Bakanlık bütçesi içindeki payı 1987’de yüzde 18 iken, bu payın yıllar itibariyle düşerek 2003’de yüzde 9 seviyesine düşmüştür (Sağlık Bakanlığı, Türkiye Sağlık İstatistik Yıllığı 1987-1994:41; Sağlık Bakanlığı, Sağlık İstatistikleri 2002:23). Yine bu süreçte, şimdi hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devrolan SSK’nın toplam gelirleri içinde sağlık yatırımlarına ayırdığı pay 1987 yılında yüzde 1.1 iken 2002 yılında bu pay düşerek yüzde 0.5 seviyesine düşmüştür (SSK 1988 Faaliyet Raporu:65,147; SSK 2002 Faaliyet Raporu:68,159).

2003 yılında kamu kesiminin sağlık alanına yaptığı sabit sermaye yatırım miktarı 968 milyon YTL iken bu miktar 2006 yılı için 1.733 milyon YTL olarak gerçekleşmiştir. Aynı süreçte özel kesimin sağlık alanına yaptığı sabit sermaye yatırım miktarı ise 2003 yılında bin 592 milyon YTL iken 2006 yılında 3 kattan fazla bir artış göstererek 5 bin 310 milyon YTL olarak gerçekleşmiştir (DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2005; DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2008)

Türkiye’de izlenen liberal politikalar sonucunda, özel kesime verilen teşvikler ile birlikte, sağlık alanında yapılan toplam sabit sermaye yatırımlarının oranı kamu aleyhine bozularak özel kesim yatırımlarının toplam içindeki payı artarak devam etmiştir. 1987 yılında sağlık alanına yapılan toplam sabit sermaye yatırımları içinde kamunun payı yüzde 62 iken, bu oran yıllar içinde eriyerek 2007 yılında yüzde 25 seviyesine düşmüştür.

Tablo 4: Sağlık alanındaki sabit sermaye yatırımlarının gelişimi, 1987-2008
Yıl Kamu Özel Sektör Toplam
 % % %
1987 62 38 100
1990 57 43 100
1995 46 54 100
2000 35 65 100
2005 28 72 100
2006 25 75 100
2007(1) 25 75 100
2008(2) 23 77 100
Kaynak: Hazine Müsteşarlığı, Hazine İstatistik Yıllığı 1980-2002
DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2003
DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2005
DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2008
(1) Gerçekleşme tahmini
(2) Program

Özel hastanelerin gelişimi ve dağılımı

1980 sonrası izlenen liberal politikalarla, kamu kesiminin sağlık alanına yaptığı yatırımların azalması ve aynı süreçte özel sağlık sektörüne verilen teşviklerle birlikte özel hastanelerin geliştiği görülmektedir. 1980’de toplam 75 özel hastane varken, bu sayı 2006 itibariyle 305’e ulaşarak, 26 senede yüzde 306 artış göstererek ülkedeki toplam hastane sayısının yüzde 26’sına ulaşmıştır. Aynı süreçte özel hastanelerin yatak sayısı ise 2 bin 162 den 13 bin 707’ye ulaşmıştır. 2006 yılı verileri itibariyle özel hastane sayısı toplam hastanelerin yüzde 26’sı iken özel hastane yatak sayısının toplam yatak sayısına oranı yüzde 7.5’tir (Sağlık Bakanlığı, Yataklı Tedavi Kurumları Yıllığı 2001; Sağlık Bakanlığı Yataklı Tedavi Kurumları İstatistik Yıllığı 2006). Özel hastanelerin oranı yüzde 26 iken, özel hastane yatak sayılarının toplam içindeki oranın yüzde 7.5 seviyesinde kalmasının sebebi, özel hastanelerin daha karlı olduğu için poliklinik hizmetlerine yönelmelerinden kaynaklanmaktadır.

Özel hastanelerin dağılımına bakıldığında, özel hastanelerin gelişmişlik düzeyi yüksek bölgelerde yoğunlaştığı görülmektedir (Tablo 5 ve Tablo 6). I. Bölgenin nüfusu toplam ülke nüfusunun yüzde 39.4’ünü oluştururken bu bölgedeki özel hastaneler toplam özel hastanelerin yüzde 60.3’ünü ve toplam özel hasta yatağı sayısının ise yüzde 70.1’ini oluşturmaktadır. II. Bölgenin nüfusu toplam ülke nüfusunun yüzde 21.6’sını oluştururken bu bölgedeki özel hastaneler toplam özel hastanelerin yüzde 23.3’ünü ve toplam özel hasta yatağı sayısının ise yüzde 17.9’unu oluşturmaktadır. İlk iki gelişmiş bölgenin toplam nüfus içindeki payı yüzde 61 iken bu ilk iki bölgedeki özel hastane sayısının toplam özel hastaneler içindeki payı yüzde 83.6’sını ve toplam özel hasta yataklarının ise yüzde 88’ini oluşturmaktadır. Bu tablodan özel hastanelerin nüfustan ziyade karlılık prensibi doğrultusunda, ekonomik düzeyi yüksek bölgelerde yoğunlaştığı anlaşılmaktadır.

Coğrafi bölgelere göre teşhis süreçlerinde kullanılan CT ve MRI cihazlarının Sağlık Bakanlığı ve özel hastanelerdeki dağılımına bakıldığında, Sağlık Bakanlığı’nın ağırlıklı olarak nüfusa göre CT ve MRI cihazlarını bölgelere dağıttığı, özel hastanelerde ise nüfustan çok bölgelerin GSMH’dan aldıkları paya göre CT ve MRI cihazlarına sahip olduğu görülmektedir (Tablo 7 ve Tablo 8).
Tablo 5: DPT'nin illerin gelişmişlik derecelerine göre Türkiye’deki hastanelerin bölge sınıflandırılması ile kurumlarının yatak, nüfus ve 10 bin nüfusa düşen yatak sayısı, 2006

Gelişmişlik Derecesine Göre Bölgeler Toplam Sağlık Bakanlığı Üniversite Özel Diğer Nüfus Nüfus % 10.000 nüfusa düşen yatak sayısı
 Kurum Yatak Kurum Yatak Kurum Yatak Kurum Yatak Kurum Yatak   
I.Bölge 410 79239 173 50.394 26 15.261 184 9.604 27 3.980 28.756.000 39.4             27.6   
II. Bölge 265 36954 175 28234 13 6056 71 2452 6 212 15.731.000 21.6             23.5   
III. Bölge 169 26105 144 22721 8 2818 17 566 0 0 9.017.000 12.4             29.0   
IV. Bölge 114 11284 105 10888 1 101 8 295 0 0 4.981.000 6.8             22.7   
V. Bölge 113 18948 89 13466 7 4962 17 520 0 0 7.900.000 10.8             24.0   
VI. Bölge  92 8237 83 7465 1 502 8 270 0 0 6.588.000 9.0             12.5   
Toplam  1163 180767 769 133168 56 29700 305 13707 33 4192 72.974.000 100.0             24.8   
Kaynak: DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2008

I. Bölge illeri: Adana, Ankara, Bursa, Gaziantep,  Mersin, İstanbul, İzmir, Kocaeli
II. Bölge illeri: Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Edirne, Kayseri, Tekirdağ, Konya, Manisa, Muğla, Sakarya, Antalya, Hatay, Zonguldak, Eskişehir, Yalova
III. Bölge illeri: Afyonkarahisar, Bilecik, Bolu, Burdur, Düzce, Giresun, Isparta, Kütahya, Ordu, Osmaniye, Rize, Samsun, Kırklareli, Trabzon, Uşak, Bartın, Karabük, Kırıkkale
IV. Bölge illeri: Amasya, Çankırı, Çorum, Kastamonu, Kırşehir, Nevşehir, Nığde, Sinop, Tokat, Yozgat, Aksaray, Karaman, Kilis
V. Bölge illeri: Artvin, Elazığ, Erzincan, Erzurum, K.Maraş, Malatya, Sivas, Şanlıurfa, Diyarbakır
VI. Bölge illeri: Adıyaman,  Ağrı, Bingöl, Bitlis, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Tunceli, Ardahan, Iğdır, Batman, Şırnak, Gümüşhane, Bayburt, Van
 
Tablo 6: DPT'nin illerin gelişmişlik derecelerine göre Türkiye’deki Sağlık Bakanlığı ve özel kurum ve yatak oranlarının bölge sınıflandırılmasına göre dağılımı, 2006

Gelişmişlik Derecesine Göre Bölgeler Toplam Sağlık Bakanlığı Özel Nüfus %
 Kurum
% Yatak
% Kurum
% Yatak
% Kurum
% Yatak

I.Bölge 35.3 43.8 22.5 37.8 60.3 70.1 39.4
II. Bölge 22.8 20.4 22.8 21.2 23.3 17.9 21.6
III. Bölge 14.5 14.4 18.7 17.1 5.6 4.1 12.4
IV. Bölge 9.8 6.2 13.7 8.2 2.6 2.2 6.8
V. Bölge 9.7 10.5 11.6 10.1 5.6 3.8 10.8
VI. Bölge  7.9 4.6 10.8 5.6 2.6 2.0 9.0
Toplam  100.0 100.0 100.0 100.0 100.0 100.0 100.0
Kaynak: DPT, temel ekonomik göstergeler 2008

Tablo 7: Coğrafi bölgelere göre CT sayılarının dağılımı
Bölge Bölge Nüfusu (%) GSMH
(%) CT Sayısı 1 milyon kişiye düşen CT sayısı
   Sağlık Bakanlığı Özel Hastane Üniversite Hastanesi TOPLAM 
Marmara  26.77 37.23 49 222 36 307 15.71
Ege 13.03 16.70 43 8 9 60 6.31
İç Anadolu 16.87 15.83 40 15 24 79 6.41
Akdeniz 13.06 12.04 31 4 5 40 4.10
Karadeniz 11.33 9.17 29 5 7 41 5.08
G.D.Anadolu  9.17 5.53 11 3 0 14 2.09
D.Anadolu 9.77 3.50 19 1 5 25 3.78
TOPLAM 100.00 100.00 222 253 86 566 7.75
Kaynak: SB, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü 2006 verileri
 DPT, http://www.dpt.gov.tr/bgyu/bgr/eg/gsyih87.htm


Tablo 8: Coğrafi bölgelere göre MRI sayılarının dağılımı
Bölge Bölge Nüfusu (%) GSMH
(%) MRI Sayısı 1 milyon kişiye düşen MRI sayısı
   Sağlık Bakanlığı Özel Hastane Üniversite Hastanesi TOPLAM 
Marmara  26.77 37.23 16 66 9 91 4.65
Ege 13.03 16.70 11 18 6 35 3.68
İç Anadolu 16.87 15.83 11 30 14 55 4.46
Akdeniz 13.06 12.04 11 6 4 21 2.09
Karadeniz 11.33 9.17 8 11 3 22 2.66
G.D.Anadolu 9.17 5.53 3 9 1 13 1.94
D. Anadolu 9.77 3.50 5 8 4 17 2.38
TOPLAM 100.00 100.00 65 148 41 254 3.48
Kaynak: SB, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü 2006 verileri
 DPT, http://www.dpt.gov.tr/bgyu/bgr/eg/gsyih87.htm

Değerlendirme ve sonuç

1982 Anayasası ile devletin sağlık hizmetlerindeki sorumluluğu değişmiştir. “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimdeki sağlık ve sosyal yardım kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla Genel Sağlık Sigortası konabilir.” (Madde 56).

1982 Anayasası ile Cumhuriyet tarihinde ilk defa, devletin sağlık ile ilgili görevlerini, özel sağlık kuruluşlarından yararlanarak yerine getirebileceği hükmü getirilmiştir. Anayasa’daki bu değişiklik, “sosyal devlet” anlayışından uzaklaşılmasının sağlık alanındaki yansımasını ifade etmektedir. Bu değişiklik ile devletin sağlık alanındaki temel rolü hizmet sunumundan ziyade, düzenleyici ve denetleyici bir role dönüşmüştür.

2006 yılı için Sağlık Bakanlığı’nın devlet bütçesi içindeki payı yüzde 4.3 olarak gerçekleşmiştir. Genel anlamda Sağlık Bakanlığı bütçesinin GSMH’ye oranı artma eğilimi içinde, 2006 yıllı için yüzde 1.30 seviyesine ulaşmıştır.

Özel kesim, toplam sabit sermaye yatırımları içinde sağlık sektörünün payı 1980 yılında yüzde 0.2 iken verilen teşvikler sayesinde özel kesimin sağlık alanına ilgisi artmış ve bu oran 2008 yılı için yüzde 5.8 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

Türkiye’de izlenen liberal politikalar sonucunda, özel kesime verilen teşvikler ve Sağlık Bakanlığı bütçesi içindeki yatırım harcamaların düşme eğilimi ile birlikte, sağlık alanında yapılan toplam sabit sermaye yatırımlarının oranı kamu sağlık sektörü yatırımları aleyhine gelişmektedir. 1987 yılında sağlık alanına yapılan toplam sabit sermaye yatırımları içinde kamunun payı yüzde 62 iken, bu oran yıllar içinde eriyerek 2007 yılında yüzde 25 seviyesine düşmüştür.

1980’de toplam 75 özel hastane varken bu sayı 2006 itibariyle 305’e ulaşarak, 26 senede yüzde 306 artış göstererek ülkedeki toplam hastane sayısının yüzde 26’sına ulaşmıştır. Özel hastaneler nüfus ve toplumsal sağlık ihtiyaçlarından ziyade, maksimum karlılık prensibi doğrultusunda ekonomik gelişmişlik düzeyi yüksek bölgelerde yoğunlaşmaktadır.  Coğrafi bölgelere göre teşhis süreçlerinde kullanılan CT ve MRI cihazlarının Sağlık Bakanlığı ve özel hastanelerdeki dağılımında, Sağlık Bakanlığı’nın ağırlıklı olarak nüfusa göre CT ve MRI cihazlarını bölgelere dağıttığı, özel hastanelerin ise nüfustan çok bölgelerin GSMH’dan aldıkları paya göre CT ve MRI cihazlarına sahip olduğu görülmüştür.

Devletin sağlık alanındaki temel rolü, hizmet sunumundan ziyade düzenleyici ve denetleyici bir role dönüşmesi ve sağlık hizmetlerinin sunumunda özel kesimden yararlanma ilkesi ve bu doğrultuda özel sağlık sektörüne verilen teşviklerle birlikte özel hastanelerin geliştiği bu süreçte, özel hastanelerin ekonomik gelişmişlik düzeyi yüksek olan bölgelerde yoğunlaşması sonucunda, sağlık hizmetleri sunucularının nüfusa göre bölgelerde eşitsiz bir şekilde geliştiği görülmektedir.

Sağlık hizmetlerinde eşitlik ilkesinin sağlanması için, özel sağlık sektörüne verilen teşviklerin ekonomik gelişmişlik düzeyi düşük bölgelere aktarılması ve sağlık sunucularının yoğunlaştığı bölgelerin teşvik kapsamından çıkarılması gerekmektedir. 

Kaynakça

1. DPT, http://www.dpt.gov.tr/bgyu/bgr/eg/gsyih87.htm
2. DPT, Sayılarla Türkiye Ekonomisi: Gelişmeler (1980-2001)
3. DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2003
4. DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2005
5. DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2006
6. DPT, Temel Ekonomik Göstergeler 2008
7. SB, Sağlık İstatistikleri 2002
8. SB, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü 2006 verileri
9. SB, Türkiye Sağlık İstatistik Yıllığı 1987-1994
10. SB, Yataklı Tedavi Kurumları İstatistik Yıllığı 2006
11. SB, Yataklı Tedavi Kurumları İstatistik Yıllığı 2001
12. SSK, 1988 Faaliyet Raporu
13. SSK, 2002 Faaliyet Raporu

8 EYLÜL 2009
Bu yazı 1906 kez okundu

Sayı içeriğine ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • "Tam gün çalışma" ile ilgili yasal düzenlemelerin üniversite hastanelerinde sağlık hizmetlerini nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?