Dergi

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş
Dr.Öğr.Üye. Neda Saleki

2010 yılında İran Bilim ve Araştırma Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı’nda uzmanlığını, Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı’nda doktora eğitimini tamamladı. 2018’den itibaren Medipol’de öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Sağlıklı beslenmede sürdürülebilir Akdeniz diyetinin önemi

Yeme alışkanlıklarının sağlık durumu üzerinde büyük rolü mevcuttur. Beslenmenin sağlık üzerinde etkisi besin çeşitliliğine dayanmaktadır. Akdeniz diyetinin (AD) de temel özelliklerinden biri zengin besin içeriğidir (1). Literatürde sağlıklı ve dengeli bir beslenme ile çok sayıda hastalığın önlendiğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Balık, meyve, sebze ve lif açısından zengin gıdaların tüketimi daha iyi sağlık koşulları ile ilişkilendirilir. Bu gıdalar AD’nin de önemli bir parçasıdır (2). Sağlıklı beslenmede AD, sürdürülebilir ve kanıta dayalı özel bir beslenme modelidir (3). Antioksidan bileşikler ve antiinflamatuar etkileri bulunan biyoaktif elementlerden zengin, glisemik indeksi düşük bir diyettir (4).  Kardiyovasküler hastalıklar başta olmak üzere birçok kronik hastalığın önlenmesinde AD büyük rol oynamaktadır (3). Bir diyet olmaktan öte kültür ve geleneklerin de bir ürünü olan Akdeniz tipi beslenme, tıp bilimine yaklaşık yarım asır önce girerek zamanla en sağlıklı yaşam modellerinden biri olarak görülmüştür (5).

Akdeniz Diyeti

Akdeniz bölgesinde yaşayanların geleneksel beslenme şekilleri, genel olarak AD diye adlandırılmaktadır. Akdeniz’e kıyısı olan 22 ülkenin genel beslenme şekline bakıldığında; nişastasız gıdalar, çeşitli sebzeler, tam tahıllar, baklagiller, kabuklu yemişler, tohumlar, lifli besinler bakımından zengin olduğu ve minimum düzeyde işlenmiş ürünler içerdiği görülmektedir. Genellikle haftada bir veya iki kez olmak üzere çok az et yenildiği; şeker, patates tüketiminin az olduğu; tereyağı, krema kullanımının çok nadir olduğu ve başlıca yağ kaynağı olarak zeytinyağının tercih edildiği bilinmektedir. Ilımlı ölçüde kırmızı şarap tüketimlerinin olduğu ve yeterli miktarda meyve tükettikleri söylenmektedir (6). İlk kez Ancel Keys ve ark. tarafından 1960’larda doymuş lipitlerden fakir, kandaki kolesterol seviyesini dengeleyen ve kardiyovasküler sistemi koruyabilen bir diyet olarak kabul edilmiştir. Sonraki yıllarda çeşitli hastalıklardan korunmayı sağlayan, yüksek koruyucu besinlerden oluşan bir diyet modeli olarak açıklanmıştır. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 2010 yılında kültürel miras olarak kabul edilmiştir (7).

Sadece beslenme ile sınırlı kalmayan AD, Akdeniz bölgesinde yaşayanlara özgü genel yaşam tarzını ortaya koymaktadır. Bu sebeple Akdenizlilerin beslenme alışkanlıkları her ülkede, her bölgede kendine özgü değişiklikler göstermektedir. Ortak özellikleri belirlemek için ise bir beslenme piramidine ihtiyaç duyulmuştur (6, 7).

Bir AD’ye bağlılığı göstermek için uyum ölçekleri kullanılmaktadır. Genellikle diyetin içerdiği dokuz bileşenin tüketimi üzerinden değerlendirme yapılmaktadır. Sebzeler, baklagiller, meyveler, sert kabuklu yemişler, tahıl ve balık için faydalı bileşenler; et, kümes hayvanları ve süt ürünleri için ise zararlı bileşenler denilmiştir. Faydalı bileşenlerde cinsiyete özgü medyan değerini aşan, zararlı bileşenlerde ise medyanın altında olan tüketimler için bir puan verilmektedir. Daha yüksek alınan toplam puan, AD’ye daha yüksek bir uyumu ifade etmektedir (9, 10).

1. Akdeniz Diyetinin Sağlık Üzerine Etkisi

Sağlık açısından değerlendirildiğinde AD’ye uyumun birçok yararı bulunmaktadır. Akdeniz tipi bir beslenmenin kardiyovasküler hastalıklar, bazı kanser türleri, felç, obezite, alerjik hastalıklar, diyabet ve depresyon gibi zihinsel bozukluklara karşı önleyici bir etkisi olduğunu bildiren kanıtlar artmaktadır (11). İleri yaştaki 2.339 Avrupalı katılımcı ile yürütülen bir çalışmada, AD’ye bağlılık arttıkça tüm nedenlere bağlı ölüm oranlarında %23 düşüş olduğu izlenmiştir (12). Diyete daha uyumlu bireylerde daha düşük ani ölüm ve ortalama kalp hızı görülmüştür. Bu ilişkinin diyetin omega-3 yağ asitleri, yeterli sebze ve meyve içeriğinden ileri geldiği düşünülmektedir. Obezite ile ilişkili inflamasyonun zararlı etkileri AD ile dengelenebilir (13). Katılımcıları obez çocuk ve ergenlerden oluşan 16 haftalık bir müdahale çalışmasında AD uygulayan grupta; vücut kitle indeksinde, yağsız kütlede, yağ kütlesinde, kan glikoz, total kolesterol, trigliserit, HDL ve LDL kolesterol seviyelerinde önemli düşüşler saptanmıştır (14). AD’ye uyum anketi puanı yüksek bireylerde Tip-2 diyabet riskinde %23 oranında azalma gözlemlenmiştir (15). Gebelikte AD’ye uyum arttıkça; nöral tüp defekti, erken doğum ve fetal büyüme kısıtlaması vakalarında azalmalar saptanmıştır (16).

Yetişkinlerde iskelet kas kütlesi ve fonksiyon kaybının AD ile azaltıldığı düşünülmektedir. Diyete yüksek bağlılık yaşlı bireylerde daha düşük kırılganlık ve sakatlık insidansı ile ilişkilendirilmektedir. Bunda AD’nin bir parçası olan fiziksel aktiflik önerileri de etkin rol oynayabilir. Zengin C ve E vitaminleri veya karotenoidler gibi mikro besinler bulunduran AD, anti-inflamatuar ve antioksidan özellikleri sayesinde iskelet kas sağlığının korunmasında etkilidir (17). Yine diyetin anti-inflamatuar özelliklerinden dolayı romatoid artrit gibi inflamatuar durumlarda olumlu sonuçlar izlenmektedir. Diyete uyum puanındaki bir birimlik artış bile romatoid artrit olma olasılığını %8 oranında düşürmektedir (18).

Doymuş yağlar ve hayvansal proteinler açısından fakir olan AD’nin; antioksidanlar, lifler ve tekli doymamış yağ asitlerince zengin ve dengeli bir omega-6/omega-3 yağ asitleri oranına sahip olduğu bilinmektedir. Zengin antioksidan, lif, fitosterol, probiyotik, tekli doymamış ve omega-3 yağ asitleri içeriği diyetin sağlık üzerindeki olumlu sonuçlarını açıklamaktadır (19). Ayrıca AD’ye uyum artınca Lactobacillus, Bifidobacterium ve Prevotellada artış, Clostridiumda ise azalma görülmektedir (20). Diyetten yeterli polifenol ve mikro besin alımı sayesinde mikrobiyal özelliklerde olumlu gelişmeler görülmektedir. Diyetin kansere karşı koruyucu etkisinde bu mikrobiyal faydanın rolü büyüktür. Özellikle diyetteki meyve, sebze ve baklagil tüketimi başta olmak üzere yeterli lif alımı sağlıklı mikrobiyata gelişimi için kıymetlidir (21).

2. Sürdürülebilir Beslenme

Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve sonuçları korkusu ile son yıllarda daha fazla endişe uyandırmaktadır (22). Küresel nüfusun artarak 2030’da 8,5 milyara; 2050’de ise 9,7 milyara yükseleceği öngörülmektedir. Artan nüfusu sağlıklı beslemek kolay olmayacaktır. Yeterli beslenme sadece hayatta kalmak için değil, aynı zamanda çevre dengesi için de gereklidir. Sağlığa odaklanan gıda politikaları, beslenme yönergeleri ve gıda güvenliği önlemleri son zamanlarda sürdürülebilirlik, çevresellik, ekonomi ve sosyallik gibi konulara da önem vermektedir (23). Gıda üretimi, küresel ve çevresel değişimin en büyük sebebidir. Gıda üretimi ile sera gazı emisyonlarının %30’una katkı sağlanırken mevcut arazilerin %40’ı, tatlı suyun ise %70’i kullanılır. Gıda üretimindeki hatalar aşırı avlanma gibi biyoçeşitliliğin olumsuz etkilenmesine ve doğal kaynakların bozulmasına neden olabilmektedir. Küresel olarak 2050 yılına kadar rafine şekerler, yağlar ve etlerden zengin diyetler değişmedikçe; tarımsal araziler ve iklim değişiklikleri açısından olumsuz sonuçlar beklenmektedir (24).

Doğru beslenme tarzı değişiklikleri ile hem çevresel fayda sağlanabilmekte hem de halk sağlığı korunabilmektedir. Gussow ve Clancy 1986’da sürdürülebilir diyet kavramını ortaya çıkarmıştır. Sürdürülebilir bir diyet; gıda güvenliğine ve sağlıklı yaşama fayda sağlayan, çevresel etkisi az olan diyetlerdir. Sürdürülebilir bir diyet; biyolojik çeşitliliği ve kültürel değerleri korumalı, ekosistemlere saygılı olmalı, erişilebilir kalmalı, ayrıca ekonomik ve adil olmalıdır. Beslenme açısından da yeterli, güvenli ve sağlıklı olarak tanımlanmalıdır (25). Hayvansal gıdalar, iklim değişikliklerinin yaklaşık %75’inden sorumludur. Buğday, pirinç ve tahıllar ise %30-50 arasında bir etkiye sahiptir.  Bitkisel kaynaklı diyetlerin en az çevresel etkiye sahip olduğu söylenmektedir. Bu sebeple şu an her ne kadar ütopik de görünse gelecekte et ve süt tüketiminin yerini böceklerden (kültürel olarak kabul edilebilir olduğunda) veya laboratuvarda yetiştirilen etlerden sağlanan protein kaynaklarının alacağı düşünülmektedir (26).

3. Sürdürülebilirlik Açısından AD’nin Değerlendirilmesi

Diğer diyet modelleri ile karşılaştırıldığında AD’nin daha iyi bir ekolojik ayak izine sahip olduğu saptanmıştır. Bunun başlıca nedeni, yerel ve mevsimlik bitki kaynaklı gıdaların daha fazla tüketilmesi ve hayvansal ürünlere daha az yer verilmesidir (23). Hayvancılık, bitkisel üretime kıyasla çevreyi daha olumsuz etkilemektedir. Organik tarım ise geleneksel üretimden daha çevrecidir. Toprak verimliliğin, biyolojik çeşitliliğin ve doğal kaynakların korunması organik tarım içeren bir Akdeniz tipi beslenme modeli ile mümkündür (27). Sürdürülebilirlik ve AD ilişkisi; biyolojik çeşitliliğin, yerel üretimin, kültürlerin ve inançların korunmasını içeren felsefelere de dayanmaktadır (28). İspanya nüfusu üzerine yapılan bir incelemede; AD’ye uyum ile sera gazı emisyonlarında (%72), tarımsal arazi kullanımında (%58), enerji tüketiminde (%52) ve su tüketiminde (%33) önemli ölçüde düşüş gözlenmesi beklenmektedir. Bu sonuçlar, küreselleşen bir dünyada AD’nin sürdürülebilirliğini kuvvetlendirmektedir (29).

4. AD’nin Küreselleştirilebilmesi Mümkün mü?

Akdeniz ülkelerindeki beslenme alışkanlıklarına bakıldığında; 90’lı yıllarda, 60’larda bildirilenlerden uzaklaşmalar görülmektedir. Hatta 1995’te AD’nin neslinin kaybolma riski altında olduğu düşünülmüştür. Ayrıca Akdeniz ülkelerinde ekonomik koşullarında etkisi ile AD’ye bağlılıkta düşüş gözlemlenmiştir. Gerekli önlemlerin alınması ve diyetin faydalarının halka çeşitli programlar aracılığıyla aktarılması AD’nin korunmasına katkı sağlamıştır (30). Modern beslenme kılavuzlarının, AD’nin önerilerini sağlıklı beslenme düzenlerine dahil etmesi bu programlara bir örnektir (22).

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi kalabalık ülkeler başta olmak üzere AD’nin, sağlık yararı ve sürdürülebilirlik avantajları sebebiyle Akdeniz dışı ülkelerde de uygulanabilirliği hedeflenmektedir. Bu beslenme düzenini küreselleştirmek ülkelerin yaşam tarzı farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda zor olsa da gerekli adımlar atılabilir. Harvard Halk Sağlığı Okulu, Oldways ve birçok kurum ABD’de geleneksel AD’yi uygulamak için yemek kitapları, bloglar, haber makaleleri gibi pratik kaynaklardan faydalanmaktadır. Buna ek olarak restoranlar ve çeşitli hastaneler ile iş birliği sağlanmaktadır. Medya, reklam sektörüne de önemli rol düşmektedir. Akdeniz mutfağını ve kültürünü tanıtmak ana hedef olmalıdır. Klinisyenler de gerekli beslenme eğitimleri ile sürecin doğru yönetilmesini sağlamalıdır (4).

5. Türkiye’de AD’ye Uyum

Bir Akdeniz ülkesi olan Türkiye’de halkın geleneksel beslenmesi AD önerilerine uygundur. Yemeklere çok fazla et eklenmemesi, diyette görünmez yağın az olması, bulgur ve kurubaklagil tüketiminin ise yaygın olması AD’ye uyumu gösteren örneklerdir (31). Ancak son zamanlarda küresel bir sorun olan obezite Türkiye’de her geçen gün artış göstermektedir. Bunda değişen beslenme alışkanlıklarının payı büyüktür (32). 2017 yılında üniversite öğrencileri ile yürütülen bir çalışmada %47,5’inin beslenmesinin AD’ye uygun olmadığı saptanmıştır (33). Katılımcılarını 19-60 yaş arası kadınların oluşturduğu bir başka çalışmada bireylerin %35,2’sinin AD’ye düşük uyum, %33,3’ünün orta uyum gösterdiği bulunmuştur (34). İki çalışmada da AD’ye uyumun düşük olması, olumsuz sağlık sonuçları ile ilişkilendirilmiştir (33, 34). Bunun yanı sıra içlerinde Ankara ve İstanbul’un bulunduğu 13 Akdeniz şehrinde yürütülen bir çalışmada; AD ile su kaynaklarının daha iyi korunduğu, AD’nin sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlandığı tespit edilmiştir. Akdeniz diyeti sağlık ve sürdürülebilirlik faydaları için Türkiye’de de kültürel bir miras olarak korunmalıdır (35).

Sonuç ve Öneriler

Sağlıklı beslenme birçok kronik hastalığın önlenmesi ve tedavisinde kilit rol oynamaktadır. Gerek kliniklerde önerilen gerekse toplumun geleneklerini yansıtan çok çeşitli beslenme şekilleri bulunmaktadır. Bunlardan biri olan Akdeniz tipi beslenme hem sağlık hem sürdürülebilirlik açısından sağladığı yararlarla öne çıkmaktadır. Son literatürde AD’nin zengin besin içeriği ve bitkisel kaynaklara dayalı oluşu sebebiyle tercih edilmesi önerilmektedir. Aynı zamanda uygulanabilirliğinin kolaylığı, ekonomik oluşu da avantajlarındandır. Küresel olarak bu diyetin daha fazla popülasyonda uygulanması için bazı politikaların yürütülmesi gerekmektedir. Diyetin hem sağlığa hem çevreye sağladığı faydalar çeşitli yollarla kamuoyuna sunulmalıdır. Diyetin evrensel olarak kabul edilebilirliğini artırmak için yeni uygulamalar gerekmektedir ve bu aşamada daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Kaynaklar

1)    Barbaros, B., & Kabaran, S. (2014). Akdeniz Diyeti ve Sağlığı Koruyucu Etkileri. Beslenme ve Diyet Dergisi, 42(2), 140-147. https://www.beslenmevediyetdergisi.org/index.php/bdd/article/view/177 (Erişim Tarihi: 16.03.2022)

2)    Blázquez Abellán, G., López-Torres Hidalgo, J. D., Rabanales Sotos, J., López-Torres López, J., & Val Jiménez, C. L. (2016). Alimentación Saludable y Autopercepción de Salud [Healthy Eating and Self-perception of Health]. Atencion Primaria, 48(8), 535–542. https://doi.org/10.1016/j.aprim.2015.12.001

3)    Widmer, R. J., Flammer, A. J., Lerman, L. O., & Lerman, A. (2015). The Mediterranean Diet, its Components, and Cardiovascular Disease. The American Journal of Medicine, 128(3), 229–238. https://doi.org/10.1016/j.amjmed.2014.10.014

4)    Martínez-González, M. Á., Hershey, M. S., Zazpe, I., & Trichopoulou, A. (2017). Transferability of the Mediterranean Diet to Non-Mediterranean Countries. What Is and What Is Not the Mediterranean Diet. Nutrients, 9(11), 1226. https://doi.org/10.3390/nu9111226

5)    L&>59;c&>59;tu&o37;u, C. M., Grigorescu, E. D., Floria, M., Onofriescu, A., & Mihai, B. M. (2019). The Mediterranean Diet: From an Environment-Driven Food Culture to an Emerging Medical Prescription. International journal of environmental research and public health, 16(6), 942. https://doi.org/10.3390/ijerph16060942

6)    Tosti, V., Bertozzi, B., & Fontana, L. (2018). Health Benefits of the Mediterranean Diet: Metabolic and Molecular Mechanisms. The Journals of Gerontology. Series A, Biological Sciences and Medical Sciences, 73(3), 318–326. https://doi.org/10.1093/gerona/glx227

7)    Mentella, M. C., Scaldaferri, F., Ricci, C., Gasbarrini, A., & Miggiano, G. (2019). Cancer and Mediterranean Diet: A Review. Nutrients, 11(9), 2059. https://doi.org/10.3390/nu11092059

8)    Fiolet, T., Srour, B., Sellem, L., Kesse-Guyot, E., Allès, B., Méjean, C., ... Hercberg, S. (2018). Consumption of Ultra-Processed Foods and Cancer Risk: Results from NutriNet-Santé Prospective Cohort. British Medical Journal, 360. https://www.bmj.com/content/360/bmj.k322 (Erişim Tarihi: 16.03.2022)

9)    Trichopoulou, A., Costacou, T., Bamia, C., & Trichopoulos, D. (2003). Adherence to a Mediterranean Diet and Survival in a Greek Population. The New England Journal of Medicine, 348(26), 2599–2608. https://doi.org/10.1056/NEJMoa025039   

10) Shikany, J. M., Safford, M. M., Soroka, O., Brown, T. M., Newby, P. K., Durant, R. W., & Judd, S. E. (2021). Mediterranean Diet Score, Dietary Patterns, and Risk of Sudden Cardiac Death in the REGARDS Study. Journal of the American Heart Association, 10(13), e019158. https://doi.org/10.1161/JAHA.120.019158

11) Martini D. (2019). Health Benefits of Mediterranean Diet. Nutrients, 11(8), 1802. https://doi.org/10.3390/nu11081802

12) Knoops KT, de Groot LC, Kromhout D et al. . Mediterranean Diet, Lifestyle Factors and 10-Year Mortality in Elderly European Men and Women: the HALE project. JAMA. 2004;292:1433–1439. doi:10.1001/jama.292.12.1433

13) Carlos, S., De La Fuente-Arrillaga, C., Bes-Rastrollo, M., Razquin, C., Rico-Campà, A., Martínez-González, M. A., & Ruiz-Canela, M. (2018). Mediterranean Diet and Health Outcomes in the SUN Cohort. Nutrients, 10(4), 439. https://doi.org/10.3390/nu10040439

14) Velázquez-López, L., Santiago-Díaz, G., Nava-Hernández, J., Muñoz-Torres, A. V., Medina-Bravo, P., & Torres-Tamayo, M. (2014). Mediterranean-style Diet Reduces Metabolic Syndrome Components in Obese Children and Adolescents with Obesity. BMC pediatrics, 14, 175. https://doi.org/10.1186/1471-2431-14-175

15) Koloverou E., Esposito K., Giugliano D., Panagiotakos D. The Effect of Mediterraneandiet on the Development of Type 2 Diabetes Mellitus: A Meta-analysis of 10 Prospective Studies and 136,846 Participants. Metabolism. 2014;63:903–911. doi: 10.1016/j.metabol.2014.04.010.

16) D’Innocenzo, S., Biagi, C., & Lanari, M. (2019). Obesity and the Mediterranean Diet: A Review of Evidence of the Role and Sustainability of the Mediterranean Diet. Nutrients, 11(6), 1306. https://doi.org/10.3390/nu11061306

17) Mazza, E., Ferro, Y., Pujia, R., Mare, R., Maurotti, S., Montalcini, T., & Pujia, A. (2021). Mediterranean Diet In Healthy Aging. The Journal of Nutrition, Health & Aging, 25(9), 1076–1083. https://doi.org/10.1007/s12603-021-1675-6

18) Johansson, K., Askling, J., Alfredsson, L., Di Giuseppe, D., & EIRA Study Group (2018). Mediterranean Diet and Risk of Rheumatoid Arthritis: A Population-based Case-control Study. Arthritis Research & Therapy, 20(1), 175. https://doi.org/10.1186/s13075-018-1680-2

19) Ventriglio, A., Sancassiani, F., Contu, M. P., Latorre, M., Di Slavatore, M., Fornaro, M., & Bhugra, D. (2020). Mediterranean Diet and its Benefits on Health and Mental Health: A Literature Review. Clinical Practice and Epidemiology in Mental Health: CP & EMH, 16(Suppl-1), 156–164. https://doi.org/10.2174/1745017902016010156

20) Fava F, Gitau R, Griffin B, Gibson G, Tuohy K, Lovegrove J. The Type and Quantity of Dietary Fat and Carbohydrate Alter Faecal Microbiome and Short-chain Fatty Acid Excretion in A Metabolic Syndrome ‘Atrisk’Population. Int J Obes. 2013; 37(2): 216

21) Klement, R. J., & Pazienza, V. (2019). Impact of Different Types of Diet on Gut Microbiota Profiles and Cancer Prevention and Treatment. Medicina (Kaunas, Lithuania), 55(4), 84. https://doi.org/10.3390/medicina55040084

22) Serra-Majem, L., & Ortiz-Andrellucchi, A. (2018). La Dieta Mediterránea Como Ejemplo de Una Alimentación y Nutrición Sostenibles: Enfoque Multidisciplinar [The Mediterranean Diet as an Example of Food and Nutrition Sustainability: A Multidisciplinary Approach]. Nutricion Hospitalaria, 35(Spec No4), 96–101. https://doi.org/10.20960/nh.2133

23) Serra-Majem, L., Tomaino, L., Dernini, S., Berry, E. M., Lairon, D., Ngo de la Cruz, J., Bach-Faig, A., Donini, L. M., Medina, F. X., Belahsen, R., Piscopo, S., Capone, R., Aranceta-Bartrina, J., La Vecchia, C., & Trichopoulou, A. (2020). Updating the Mediterranean Diet Pyramid towards Sustainability: Focus on Environmental Concerns. International Journal of Environmental Research and Public Health, 17(23), 8758. https://doi.org/10.3390/ijerph17238758

24) Fanzo, J., & Davis, C. (2019). Can Diets Be Healthy, Sustainable, and Equitable?. Current Obesity Reports, 8(4), 495–503. https://doi.org/10.1007/s13679-019-00362-0

25) Burlingame B, Dernini S. Sustainable Diets And Biodiversity Directions And Solutions For Policy, Research And Action. Rome: FAO Headquarters; (2012).

26) Berry E. M. (2019). Sustainable Food Systems and the Mediterranean Diet. Nutrients, 11(9), 2229. https://doi.org/10.3390/nu11092229

27) Seconda, L., Baudry, J., Allès, B., Hamza, O., Boizot-Szantai, C., Soler, L. G., Galan, P., Hercberg, S., Lairon, D., & Kesse-Guyot, E. (2017). Assessment of the Sustainability of the Mediterranean Diet Combined with Organic Food Consumption: An Individual Behaviour Approach. Nutrients, 9(1), 61. https://doi.org/10.3390/nu9010061

28) Cavaliere, A., De Marchi, E., & Banterle, A. (2018). Exploring the Adherence to the Mediterranean Diet and Its Relationship with Individual Lifestyle: The Role of Healthy Behaviors, Pro-Environmental Behaviors, Income, and Education. Nutrients, 10(2), 141. https://doi.org/10.3390/nu10020141

29) Sáez-Almendros, S., Obrador, B., Bach-Faig, A., & Serra-Majem, L. (2013). Environmental Footprints of Mediterranean versus Western Dietary Patterns: Beyond the Health Benefits of the Mediterranean diet. Environmental Health: A Global Access Science Source, 12, 118. https://doi.org/10.1186/1476-069X-12-118

30) Dernini, S., & Berry, E. M. (2015). Mediterranean Diet: From a Healthy Diet to a Sustainable Dietary Pattern. Frontiers in nutrition, 2, 15. https://doi.org/10.3389/fnut.2015.00015

31) Baysal, A. (1996). Sağlıklı Beslenme ve Akdeniz Diyeti. Beslenme ve Diyet Dergisi, 25(1), 21-29.

32) Dağoğlu, İ. (2019). Preobez ve Obez Kadınlarda Beden Kütle İndeksi ile Akdeniz Diyeti Kalite İndeksi ve Diyet Kalite Ölçeği Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi (Master’s thesis, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü).

33) Sağır, G. Ş., Yurttagül, S. M., & Kıratlı, B. Üniversite Öğrencilerinin Beslenme Durumlarının Akdeniz Diyet Kalite İndeksi İle Değerlendirilmesi. Zeugma Sağlık Araştırmaları Dergisi. 2020;2(3):98-106

34) Yıldız, İ., & Saka, M. (2021). Yetişkin Kadınlarda Akdeniz Diyetine Uyum Düzeyi ile Depresif Semptomlar Arasındaki İlişki. Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi-BÜSBİD, 6.

35) Pekcan, A. G. (2017). Beslenme Rehberleri ve Su Ayakizi. Beslenme ve Diyet Dergisi, 45(2), 95-98.

SD (Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü) Dergisi İlkbahar 2022 tarihli, 62. sayıda sayfa 36-39’da yayımlanmıştır.

 

 

22 TEMMUZ 2022
Bu yazı 174 kez okundu

Etiketler



Sayı içeriğine ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?