Dergi

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş
Yrd. Doç. Dr. Feryal Subaşı, Prof. Dr. Serap İnal

Okul öncesi dönemdeki çocukların fiziksel aktivite / spor alışkanlıklarının geliştirilmesi

0-6 yaş dönemini kapsayan okul öncesi dönem, insan gelişiminin kapsam, hız ve nitelik açısından en yoğun olduğu dönemdir. Doğumdan itibaren başlayan süreçte, bedensel, zihinsel, dil, sosyal ve duygusal, gelişim açısından son derece önemli ve geleceği belirleyen özellikler kazandırmaktadır. 0-6 yaş arasında alınan eğitim ve bu eğitimlere karşılık gelişen etkiler ve kazanılacak alışkanlıklar daha sonraki dönemlerde kazanılacak becerilere temel teşkil eder; kişilik gelişimine katkıda bulunur.

Çocuğa erken yaşlarda sağlanacak deneyimlerle elde edilecek temel bilgi, beceri, davranış ve alışkanlıklar çocuğun daha sonraki öğrenim yaşamının yanı sıra sosyal ve duygusal yaşamını da biçimlendirecek güçtedir.

Çocuklar beden eğitimi ve spor etkinlikleri çerçevesinde yetenek sınırlarının farkına varırken vücutlarını kullanmaya ilişkin deneyimleri etkin boyuta getirebilirler. Çocuğun sosyal gelişiminin hızlı bir artış gösterdiği dönem olan 2-6 yaş döneminde çocuğun beden eğitim ve spor etkinlikleri ile tanışması ile çocuk sadece bedenini koordineli kullanmayı öğrenmez; aynı zamanda bu becerileri sahip olmakla kazandığı özgüven ile çevreyle olan iletişlimi de güçlenir. Böylece bu dönemde yapılan beden eğitimi ve spor aktiviteleri çocukların motor, sosyal ve bireysel gelişimlerini önemli ölçüde etkileyecektir.

Ancak Özer D. ve Özer K’nin belirttikleri üzere anaokullarında çocukların eğitiminde en az yer verilen ve aileler tarafından da en az önem gösterilen etkinlik, beden eğitimi ve spor etkinlikleridir. Böylece beden eğitimi programlarının bilinçli bir şekilde planlanıp uygulanmaması okul öncesi eğitimde büyük bir eksiklik oluşturmaktadır.

Toplumun temel amaçlarının başında, fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler yetiştirmek gelir. Ancak günümüzde çocuğun zevk ve eğlence ile yapması gereken spor uygulamalarının yerini aşırı yüklenmeli ve ne olursa olsun kazanma arzusu içeren çalışmalar almıştır. Hâlbuki esas amaç kalp-dolaşım ve solunum sistemlerini güçlendirmek, sinir kas koordinasyonunu, esneklik, kuvvet, dayanıklılık gibi motor özellikleri geliştirmek, bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı, yapacağı spor dalı için alt yapısı hazır bireyler yetiştirmek olmalıdır.

Bu dönemde uygulanacak beden eğitimi ve spor aktiviteleri ile çocuklarda nöro- musculer sistemde meydana gelecek değişikler aşağıdadır.
 
Motor öğrenme: Deneyim ile bir hareketin öğrenilmesini ve performansta meydana gelen ilerlemeyi ifade eder. Performansta ilerleme olması ve bu ilerlemenin öğrenme sonucu olması ile motor öğrenmeden bahsedilebilir.

Algısal motor öğrenme: Uyarıcıların duyular yolu ile algı merkezine iletilmesi ve algılamanın motor davranış üzerindeki etkisini belirtmektedir.

Beceri: Kısa süre içerisinde güç kazanma. Hareketi öğrenebilme ve değişik durumlarda amaca uygun, çabuk şekilde tepki gösterebilme yeteneğidir.

Motor beceri: Bir hareketin yapılmasında kuvvetin gerekli şekilde kullanılmasını ifade eder. Bu kullanım deneyim ve öğrenme ile hareketin doğru bir şekilde yapılmasını içermektedir.

Uzak algısı: Bu kavram vücudun nereye hareket ettiği ile ilgilidir. Çocuklar vücutlarının boşlukta nereye ve nasıl hareket edebileceğini anlama ihtiyacı içindedir. Tüm hareketler seviye, yön ve stabilite ile doğru orantılı olarak bağdaştırılabilir.

Seviye, hareketin yapıldığı yükseklikle ilgilidir. Yüksek, alçak veya normal seviyede hareketler gerçekleştirilebilir. Yön, hareketin yapıldığı doğrultu ile ilgilidir. Hareket ileriye, geriye, aşağıya, sağa-sola doğru olabilir

Duyusal gelişim: Çocuğun kendi duyu organlarına gelen uyarımları fark edip onların mukayesesini yapabilmesi ile gelişir. Bu gelişimin üçe ayrıldığı söylenmektedir:
1- Duyu organlarını yönetme kabiliyetini kazanma
2- Duyu ayırımlarının gelişmesi
3- Duyular arasındaki bağlantıların gelişimi
 
Çocuk çevresinden gelen olaylara reaksiyon verirken bu reaksiyon sadece duyularının gelişmesine bağlı değil, aynı zamanda da olayları kavramasına ve onlar arasında ayrım yapabilme yeteneğini kullanmasını öğrenmesine bağlıdır. Ergenlikte görme yeteneği öbür tüm sistemlerin önüne geçer. 5 yaşındaki çocuk vücut organlarının yüzde 55’ini doğru olarak ayırabilir. Fiziksel eğitim, çocukların kendi organlarını ve potansiyel hareketlerini öğrenmeleri için şarttır.

Kavrama yeteneğinin gelişimi
 
Kavramaya etki eden faktörler şunlardır: Konuşma ve lisan kabiliyeti, anlama ve hafıza yeteneği.

Fiziksel egzersiz programlarında çocuklara sadece hareketlerin yapımı değil, aynı zamanda onlara geliştirmeyi düşünmeleri de öğretilmelidir. Ayrıca problemleri çözmelerine yönelik rehberlik hizmetleri onların kavrama yeteneklerini geliştirir. Çocuklar ilk önce basit bilgileri kavrayabilirler, zamanla daha küçük ve komplike bilgileri algılayabilirler.
Buna göre kendilerine ilk önce basit, sonra komplike hareketler yaptırılmalıdır.

Sosyal gelişme

Sosyalleşme, insanın diğer insanlarla olan davranışlarını kapsayan ve ömür boyu gelişen bir oluşumdur. İlerleyen yaşlarında çocuklar öğrenci, arkadaş, eş gibi çeşitli roller üstlenirler ve farklı çevrelerden gelen alışkanlıklarıyla diğer arkadaşları arasında bir sosyal çevreye girerler.
Okulda öğrendikleri davranışları ile bu sosyal çevrede nasıl davranmaları gerektiğini öğrenirler.

Bu öğrenim şu başlıklarla incelenir:
1- Ferdi hareketten grup hareketine geçişin öğrenilmesi
2- Cinsiyet ayrımlarına göre tercih edilen davranışların geliştirilmesi
3- Aile içinde olan hareket bağımsızlığından bir grup içinde nasıl hareket edileceğini öğrenmesi
4-Grup içinde rekabetsel davranışların gelişimi

Sağlıklı çocuklar için en iyi egzersizler nelerdir?

Çocuklar da tıpkı yetişkinler gibi fiziksel aktiviteye düzenli olarak en az 30 dk/gün, 3-4 kez / hafta katılmalıdır. Esas olarak onlar için en iyi egzersiz, öncelikle düzenli olarak yapılan egzersizdir.

3-5 yaş grubundaki çocuklar için en iyi egzersizler; fırlatma, yakalama, koşma ve sıçrama içeren aktivetelerdir. Yüzme ise suyun viskozitesi ve hidrostatik basıncı, su içinde horizantal pozisyonda insanın ağırlığının yüzde 90 kadar kaybetmesi nedeniyle vücudun kemik, kas, yumuşak doku ve eklemlerine aşırı yük bindirmeden kasların kuvvetlenmesini ve kardiyo respiratuar kapasitenin artmasını sağlayan bir spor tipidir. Bu nedenle zayıf ve paralitik kaslara sahip cerebral paralizili çocukların hem rehabilitasyoununda hem de rekreasyonal aktivite düzeylerinin arttırılmasında dahi kullanılabilmektedir. Ayrıca horizantal vücut postürü daha üst akciğer alanlarında akciğer perfüzyonunu önemli derecede arttırır. Su içerisinde olmak periferik damarlar üzerine kasılma etkisi yapar ve venöz dönüş artar.

Sonuç olarak çocuklar için en iyi egzersiz öncelikle düzenli olarak yapılan egzersizdir. Bu egzersizler eğlendirici olmalıdır, risk taşımamalıdır.

Ülkemizde hem çocuklarda ve hem de ebeveynlerinde düzenli fiziksel aktivite/spor yapma alışkanlığına sahip olma sıklığının düşük olması, toplum sağlığımız açısından ciddi risk oluşturmaktadır. Bu nedenle;

1- Anaokulu çağındaki çocukların genel sağlık durumlarının yükseltilmesi, fiziksel aktivite/spor düzeylerinin arttırılmasına yönelik olarak sağlık eğitim modelleri ve stratejiler oluşturmak
2- Çocukların, ailelerin ve öğretmenlerinin fiziksel aktivite yapamama nedenlerini ve bariyerlerini belirlemek,
 3- Çocuklara, ailelerine ve öğretmenlerine yönelik fiziksel aktivite/spor yapmayı geliştirecek broşürler ve rehber kitaplar hazırlaması, okul öncesi dönemde (3- 5 yaş) anaokullarına devam etmekte olan çocukların fiziksel aktivite /spor alışkanlıklarının geliştirilmesini sağlayacaktır.

Kaynaklar:

1- Altınök, M. (2006). Temel Motor Hareketlerin Geliştirilmesini İçeren Özel Beden Eğitimi Program Tasarısının 5- 6 Yaş Çocukların Temel Motor Hareketlerinin Gelişimine Etkisinin Araştırılması. Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.
2- Cooper, C. B., Thomas, WS. ( 2003). Egzersiz Testleri ve Yorumları ( Çeviri editörleri: Abidin Kayserlioğlu, Hayrinüsa Çavuşoğlu)  Yüce Yayımları, İstanbul.
3- Ergun, N., Baltacı, G. ( 2006). Spor Yaralanmalarında Fizyoterapi ve Rehabilitation ( 2nd  Ed.). Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehablitasyon Yüksek Okulu Yayınları: 20, Ankara.
4- Getz, M. D. ( 2006). Aquatic Intervention in Childern with  Neuro- Motor Impairments. Research Thesis, Tel – Aviv.
5- Mc Call, R.M., Craft D.H. ( 2000 ). Moving with a Purpose: Developing Programs For Preschoolers of All Abilities. Human Kinetics, USA.
6- Özer, D.S., Özer, K.M.( 2001). Çocuklarda  Motor Gelişim. Nobel Yayıncılık, Ankara.
7- Subaşı,  F. ( 1995). Astım ve Spor (In )Astımla Birlikte Sorunsuz Yaşamak (Ed) Gürses, H.N., Polat, M.G.  Türkiye Fizyoterapistler  Derneği İstanbul  Bölge Temsilciliği  Yayını Sayı I, ss : 49-54, İstanbul.
8- Subaşı, F., Gürses, N., Güler, C., Kayserilioğlu, ( 1996). A., Astımlı ve Sağlıklı Sporcuların  Kardiyovasküler  Egzersiz  ve Pulmoner Fonksiyon Test  Sonuçlarının Karşılaştırılması.  Solunum Dergisi, 20, 229-234.

1 HAZİRAN 2008
Bu yazı 10733 kez okundu

Etiketler



Sayı içeriğine ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?